Kenya'nın Mombasa kentindeki bir mahkeme, Pazartesi günü Şakahola tarikatı cinayet davasında uzun zamandır beklenen kararını açıklayacak. Kendisini papaz ilan eden Paul Nthenge Mackenzie, kilise üyelerini, çocuklar da dahil olmak üzere, İsa ile buluşmak için açlıktan ölmeye zorlamakla suçlanıyor. Trajedinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen aileler hâlâ kayıplarının izini sürüyor ve adalet arıyor.
Olayın arka planı: Şakahola ormanındaki korkunç keşif
2023 yılında Kenya'nın güneydoğusundaki Kilifi bölgesinde bulunan Şakahola ormanında yüzlerce ceset bulunmuştu. Yetkililer, Mackenzie'nin liderliğindeki Good News International Ministries adlı tarikatın üyelerini açlık grevine zorladığını ve onlara "İsa'yı görmek için ölmeniz gerekiyor" dediğini tespit etmişti. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 400'den fazla kişinin öldüğü doğrulanırken, yüzlerce kişinin hâlâ kayıp olduğu belirtiliyor. Mackenzie ve bazı yardımcıları, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin ölümüne neden olmakla suçlanıyor.
Dava, Kenya'da uzun süredir tartışılan tarikatlar ve dini istismar sorununu yeniden gündeme getirdi. Mağdur aileleri, üç yıldır süren hukuk mücadelesinde adaletin yerini bulmasını umut ediyor. Ancak bazı aileler, kayıp yakınlarının akıbetinin hâlâ belirsiz olduğunu ve cenazelerini dahi bulamadıklarını ifade ediyor.
Mombasa mahkemesindeki duruşmalar sırasında savcılar, Mackenzie'nin müritlerini manipüle ederek onları açlığa mahkum ettiğini ve tıbbi yardım almalarını engellediğini öne sürdü. Savunma tarafı ise suçlamaları reddediyor. Kararın açıklanmasıyla birlikte, benzer tarikat yapılanmalarına karşı denetimlerin artırılması ve dini kurumların daha sıkı takip edilmesi çağrıları yükseliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Dini istismar ve devlet denetimi
Şakahola trajedisi, sadece Kenya'da değil, tüm Doğu Afrika'da dini istismar ve tarikat faaliyetlerine karşı denetim eksikliğini gözler önüne serdi. Kenya hükümeti olayın ardından tarikatlara yönelik soruşturmaları artırmış ve bazı dini kuruluşların kayıtlarını iptal etmişti. Ancak eleştirmenler, yasal düzenlemelerin hâlâ yetersiz olduğunu ve benzer olayların yaşanabileceğini belirtiyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, davayı yakından takip ediyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları grupları, Kenya'yı dini istismarla mücadelede daha etkili adımlar atmaya çağırdı. Uzmanlar, bu tür tarikatların genellikle yoksulluk, cehalet ve umutsuzluktan beslenerek insanları manipüle ettiğini vurguluyor. Şakahola davası, devletin dini kurumlar üzerindeki denetiminin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'da yaşanan Şakahola trajedisi, dini istismar ve tarikat faaliyetlerinin önlenmesi konusunda evrensel bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, laik bir devlet olarak dini kurumlar üzerinde denetim mekanizmalarına sahip olsa da, zaman zaman benzer yapılanmaların ortaya çıkabildiği görülüyor. Bu dava, Türkiye'nin de dini istismarla mücadelede eğitim ve denetim faaliyetlerini güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Afrika'da istikrar ve insan hakları ihlalleri, bölgesel göç ve güvenlik sorunlarını tetikleyerek küresel etki yaratabilir. Türkiye'nin Afrika'daki insani yardım ve kalkınma projelerinde bu tür riskleri göz önünde bulundurması önem taşıyor.