Kenya hükümeti, ABD Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen ve ülkede büyük tartışmalara yol açan Ebola araştırma tesisinin faaliyetlerini derhal durdurma kararı aldı. Nairobi yönetimi, söz konusu tesisin ülkenin egemenlik haklarını ihlal ettiği ve halk sağlığı üzerinde risk oluşturduğu gerekçesiyle kapatılmasına hükmetti. Karar, 2025 yılı başında Kenya'nın doğusundaki bir bölgede inşa edilen ve ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) desteklediği 'Uluslararası Ebola Mücadele Merkezi' adlı yapıyla ilgili.
Tesisin arka planı ve tartışmalar
ABD tarafından finanse edilen tesis, Kenya'nın doğu sınırına yakın bir bölgede, Ebola salgınlarının sıkça görüldüğü komşu ülkelere yakın bir noktada konumlanmıştı. Proje, Kenya hükümeti ve ABD arasında yapılan bir anlaşma çerçevesinde başlatılmış, ancak kısa sürede kamuoyunda büyük tepki toplamıştı. Yerel halk, tesisin biyolojik silah çalışmaları için kullanılabileceğinden ve çevreye zarar vereceğinden endişe etmişti. Muhalefet partileri, Kar amacı güden bu tür araştırmaların Kenya'nın sağlık sistemini zayıflatacağını savunmuştu. Ayrıca, tesisin inşası sırasında çevre izinlerinin alınmadığı ve yerel topluluklarla yeterli istişare yapılmadığı iddiaları gündeme gelmişti. Bu süreçte Nairobi'de ve tesise en yakın kent olan Garissa'da büyük protestolar düzenlenmiş, çevre aktivistleri ve sivil toplum kuruluşları süreci mahkemeye taşımıştı. Kenya Yüksek Mahkemesi, Ekim 2025'te tesisin faaliyetlerini geçici olarak durdurma kararı almıştı. Son olarak Kenya Sağlık Bakanlığı, 15 Kasım 2025 tarihli bir bildiri ile tesisin faaliyetlerinin kalıcı olarak durdurulduğunu duyurdu. Bakanlık, tesisin kapatılmasının ardından bölgedeki Ebola izleme çalışmalarının Kenya Sağlık Enstitüsü tarafından devralınacağını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, ABD-Kenya ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olarak değerlendiriliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Kenya'nın egemenlik kararına saygı duyuyoruz, ancak bu tesis Ebola ile mücadelede önemli bir rol oynuyordu" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), tesisin kapatılmasının bölgedeki salgın izleme kapasitesini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Doğu Afrika'da Ebola, Marburg ve Lassa ateşi gibi kanamalı ateşler sıkça görülüyor. 2022-2023 yıllarında Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşanan Ebola salgınları bölgesel bir tehdit oluşturmuştu. Kenya'nın bu tesisle birlikte bölgesel bir sağlık üssü olma hedefi vardı. Ancak tesisin kapatılması, Kenya'nın uluslararası sağlık işbirliklerinde daha dikkatli adımlar atacağına işaret ediyor. Uzmanlar, bu kararın Afrika'da biyogüvenlik ve bağımsız sağlık altyapısı tartışmalarını yeniden alevlendireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'nın ABD destekli bir sağlık tesisini kapatması, Türkiye-Afrika ilişkileri açısından önemli bir gösterge. Türkiye, son yıllarda Afrika'da sağlık altyapısı, ilaç üretimi ve pandemi yönetimi konularında işbirliklerini artırıyor. Kenya örneği, Afrika ülkelerinin dış yardım ve yatırım projelerinde egemenlik vurgusunun arttığını ortaya koyuyor. Türkiye'nin, bu tür tartışmalardan uzak, karşılıklı güven ve şeffaflık temelinde yürüttüğü sağlık işbirlikleri (örneğin Somali'deki Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi) bölgede bir model oluşturabilir. Öte yandan, Ebola gibi salgınların Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmadığı, ancak küresel sağlık güvenliği zincirinin halkalarından biri olduğu unutulmamalıdır. Bu gelişme, sağlık diplomasisinde Batılı aktörlere alternatif arayışlarına işaret ediyor.