Kenya Devlet Başkanı William Ruto, ülkedeki küçük ölçekli işletmeleri işleten yabancı uyruklulara yönelik denetimlerin artırılması talimatını verdi. Karar, komşu ülkelerden gelen tüccar sayısındaki hızlı artışın yerel esnaf üzerinde oluşturduğu baskı ve kamuoyunda yükselen tepkilerin ardından geldi. Ruto yönetimi, özellikle kayıt dışı ticaretin önüne geçmek ve yerli girişimcileri korumak amacıyla harekete geçtiğini açıkladı.
Arka Plan: Kayıt Dışı Ticaret ve Yerel Tepkiler
Kenya'da son yıllarda, başta Somali, Etiyopya, Güney Sudan ve Uganda olmak üzere komşu ülkelerden gelen yabancı uyruklu kişilerin küçük ölçekli perakende, tekstil, gıda ve el sanatları gibi sektörlerde yoğunlaştığı gözlemleniyor. Bu durum, özellikle başkent Nairobi'nin Eastleigh semti ve Mombasa gibi liman kentlerinde yerel esnafın iş hacmini daraltıyor. Yerel ticaret odaları, yabancı işletmelerin vergi kaçırdığı ve kayıt dışı istihdam yarattığı iddialarını sık sık gündeme getiriyor.
Hükümete sunulan raporlara göre, son iki yılda yabancı uyruklulara ait küçük işletme sayısında %30'un üzerinde artış kaydedildi. Bu işletmelerin önemli bir kısmının gerekli ticari ruhsatlara sahip olmadığı, bazılarının ise turistik vize veya öğrenci vizesiyle ülkeye girip ticaret yaptığı belirtiliyor. Kenya İçişleri Bakanlığı, konuya ilişkin kapsamlı bir denetim planı hazırlandığını duyurdu.
Devlet Başkanı Ruto, geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada, "Kenyalıların iş fırsatlarına erişimini engelleyen hiçbir faaliyete göz yummayacağız" ifadelerini kullandı. Ruto, yabancı yatırımcıların büyük ölçekli projelerde teşvik edileceğini ancak küçük esnafın korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Muhalefet partileri ise hükümeti, ekonomik sorunları yabancı düşmanlığı üzerinden örtbas etmekle eleştiriyor. Muhalefete göre asıl sorun, yetersiz istihdam politikaları ve yüksek enflasyon.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kenya'nın bu adımı, Doğu Afrika Topluluğu (EAC) içinde ticaretin serbestleştirilmesi yönündeki çabalarla çelişiyor. EAC protokolleri, üye ülkeler arasında mal, hizmet ve kişi dolaşımını kolaylaştırmayı hedefliyor. Ancak Kenya, özellikle Somali ve Güney Sudan'dan gelen göçmenlerin yarattığı ekonomik baskıyı gerekçe göstererek zaman zaman korumacı önlemler alıyor. Uzmanlar, bu tür denetimlerin bölgesel entegrasyonu zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, küresel ölçekte artan milliyetçi ekonomik politikalar ve yerli üretimi koruma eğilimleri Kenya'da da kendini gösteriyor. Dünya Bankası verilerine göre Kenya'da genç işsizlik oranı %13'ün üzerinde ve kayıt dışı ekonominin GSYİH içindeki payı %30'u aşıyor. Hükümet, yabancı küçük işletmelere yönelik denetimleri sıkılaştırarak hem vergi tabanını genişletmeyi hem de yerli istihdamı artırmayı hedefliyor. Ancak insan hakları örgütleri, denetimlerin keyfi uygulamalara ve yabancı karşıtı ayrımcılığa dönüşebileceği endişesini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'nın yabancı küçük işletmelere yönelik denetimleri, Türkiye'nin Afrika açılımı ve bölgedeki ekonomik çıkarları açısından dikkatle izlenmeli. Türk müteahhitlik ve ticaret firmaları Kenya'da büyük ölçekli altyapı projelerinde aktif; ancak küçük ölçekli perakende ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren Türk vatandaşlarının sayısı da azımsanmayacak düzeyde. Denetimlerin genişlemesi, bu işletmeler için ruhsat ve vergi uyum maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, EAC içindeki korumacı eğilimlerin güçlenmesi, Türkiye'nin bölgeyle olan ticaret anlaşmalarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Ankara'nın, Nairobi ile ikili ekonomik işbirliğini güçlendirerek Türk yatırımcıların haklarını koruması ve yerel mevzuata uyum konusunda rehberlik sağlaması önem taşıyor.