Senatör Mark Kelly (D-Arizona), Savunma Bakanı Pete Hegseth'i, ordunun eski Binbaşı Nidal Hasan'ın infazını canlı yayınlama planı nedeniyle derhal görevden alınmaya çağırdı. Kelly, hükümetin infazı kamuya açık hale getirmesinin hukuki ve etik sorunlar yaratacağını belirterek, Savunma Bakanlığı'nın bu kararının ABD'nin uluslararası itibarına zarar vereceğini savundu. Hegseth'in planı, 2009'da Fort Hood askeri üssünde 13 kişiyi öldüren Hasan'ın infazının askeri mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesini ve bu sürecin canlı yayınlanmasını içeriyor.
Olayın Arka Planı
Nidal Hasan, 2009 yılında Texas'taki Fort Hood askeri üssünde düzenlediği saldırıda 13 kişiyi öldürmüş, 30'dan fazla kişiyi de yaralamıştı. Askeri mahkeme tarafından 2013 yılında ölüm cezasına çarptırılan Hasan, halen askeri hapishanede tutuluyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, yakın zamanda yaptığı açıklamada infazın canlı yayınlanmasının "adaletin tecellisi" ve "kamuoyunun bilgilendirilmesi" açısından önemli olduğunu savundu. Ancak bu plan, askeri hukuk uzmanları ve insan hakları örgütleri tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Senatör Kelly, yaptığı yazılı açıklamada, "Savunma Bakanı'nın bu sorumsuz planı, ABD'nin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. İnfazların şov amaçlı kullanılması, askeri adaletin ciddiyetine gölge düşürür. Başkan Trump, Hegseth'i derhal görevden almalıdır" ifadelerini kullandı.
Hegseth'in planı, Pentagon içinde de tartışmalara yol açtı. Bazı yetkililer, infazın canlı yayınlanmasının askeri personelin moralini bozabileceğini ve uluslararası alanda ABD'ye yönelik eleştirileri artıracağını belirtiyor. Öte yandan, infazın yayınlanmasını destekleyenler, bunun suçlulara caydırıcılık mesajı vereceğini ve kamuoyunun adaletin yerine getirildiğine tanıklık etmesi gerektiğini savunuyor. Ancak federal yasalar ve askeri düzenlemeler, infazların genellikle kapalı kapılar ardında gerçekleştirilmesini öngörüyor. 2001 yılından bu yana federal infazların çoğu Indiana'daki Terre Haute hapishanesinde, sınırlı sayıda tanık önünde yapıldı. Askeri infazlar ise çok daha nadir gerçekleşiyor; en son 1961'de bir asker infaz edilmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de infaz cezaları uzun süredir tartışmalı bir konu. Ölüm cezasının kaldırılması yönünde çağrılar yapılırken, bazı eyaletler infazları hızlandırma eğiliminde. Hegseth'in planı, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından da kınandı. Amnesty International ve Human Rights Watch, infazın canlı yayınlanmasının "insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele" yasağını ihlal edebileceğini açıkladı. Avrupa Birliği'nden henüz resmi bir açıklama gelmedi ancak ABD'nin ölüm cezası uygulamalarına yönelik eleştirilerin artması bekleniyor. Bu gelişme, ABD'nin NATO müttefikleriyle ilişkilerinde de yeni bir gerginlik yaratabilir. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi ölüm cezasını kaldırmış ülkeler, ABD'nin askeri adalet sistemine yönelik endişelerini dile getirebilir.
Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana askeri ve güvenlik politikalarında sert bir çizgi izliyor. Hegseth'in atanması da bu çizginin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu son olay, yönetim içinde yeni bir çatlak yaratabilir. Senato'daki Demokratlar, Hegseth'in görevden alınması için baskı yaparken, bazı Cumhuriyetçiler de planın "orantısız" olduğunu kabul ediyor. Başkan Trump'tan henüz bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile savunma ve güvenlik alanında yakın müttefiklik ilişkisine sahip. Ancak ABD'de infaz cezasının canlı yayınlanması gibi tartışmalı bir adım, NATO içindeki imajı zedeleyebilir. Türkiye, ölüm cezasını 2004'te kaldırmış bir ülke olarak, ABD'nin bu tür uygulamalarına mesafeli yaklaşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD'den beklentileri arasında savunma işbirliği ve terörle mücadele desteği bulunuyor. Bu tür bir iç tartışma, ABD'nin dış politikada odaklanmasını zayıflatabilir ve Türkiye gibi müttefiklerin güvenlik kaygılarını gölgede bırakabilir. Dolaylı olarak, Türk kamuoyunda ABD'nin askeri adalet sistemine yönelik olumsuz algı artabilir.