İngiltere'nin güneybatısındaki Devon bölgesinde yaşayan bir aile, bir hafta süren kayıp macerasının ardından eve dönen kedileri Wilbur'u görünce şoke oldu. Normalde gri, siyah ve beyaz tüyleriyle tanınan iki yaşındaki kedi, eve döndüğünde tüyleri parlak maviye boyanmış haldeydi. Aile, bu sıradışı değişimin nedenini öğrenmek için sosyal medyada yardım çağrısı yaptı.
Wilbur'un Mavi Yolculuğu
Wilbur, bir hafta süreyle ortadan kayboldu. Aile endişeyle onu ararken, kedi bir gün ansızın eve döndü. Ancak dönüşü hiç de beklenmedikti: tüyleri baştan aşağı maviye boyanmıştı. Aile ilk anda bunun bir şaka olabileceğini düşündü, ancak mavi boyanın kalıcı olduğu ve Wilbur'un sağlık durumunun iyi olduğu tespit edildi. Aile, Wilbur'un bir boya kutusuna düşmüş ya da bir sanatçının stüdyosuna girmiş olabileceğini tahmin ediyor.
Wilbur'un sahibi Sarah Johnson, BBC'ye yaptığı açıklamada, 'Onu ilk gördüğümde, 'Bu bizim kedi mi?' diye sordum. Normalde çok zarif bir kedidir. Ama şimdi adeta bir Smurf gibi görünüyor. Endişeliyiz çünkü bu boya sağlığına zarar verebilir mi bilmiyoruz. Veteriner kontrol etti, şimdilik bir sorun yok' dedi.
Sosyal Medyada Çığ Gibi Büyüyen Hikaye
Aile, Wilbur'un fotoğraflarını Twitter ve Facebook'ta paylaştı. Kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşılan fotoğraflar, 'Neden kedin mavi?' etiketiyle gündem oldu. Kimi kullanıcılar Wilbur'un bir boya fabrikasına girdiğini, kimileri ise bir sanatçı tarafından boyandığını iddia etti. Hatta bir kullanıcı, 'Belki de bir superhero olmaya karar verdi' yorumunu yaptı. Aile, Wilbur'un nerede bu kadar mavi boyaya bulandığına dair ipucu bulmak için çevredeki işletmeleri ve komşuları araştırıyor. Boyanın zehirli olup olmadığı henüz bilinmiyor, ancak veterinerler kedinin tüylerini yalamaması için özel bir tasma taktı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu sıradışı olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olmamakla birlikte, hayvan hakları ve evcil hayvan güvenliği konularında küresel farkındalık yaratması açısından önem taşıyor. Türkiye'de de benzer olayların yaşanması durumunda, kimyasal maddelere maruz kalan hayvanların sağlık taramasından geçirilmesi ve çevresel tehlikelere karşı önlem alınması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, sosyal medyanın böyle sıradışı hikayeleri hızla yayma gücü, Türkiye'de de sivil toplum kuruluşlarının hayvan refahı konusunda kamuoyu oluşturma potansiyelini gösteriyor.