Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden seçilmesini 'cennetten gönderilmiş bir lider' olarak nitelendirerek, ilişkileri derinleştirme sinyali verdi. Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bu ülke, Moskova ve Pekin'in gölgesinde kalmamak için Washington'la stratejik ortaklık kurma çabasını hızlandırdı. Tokayev'in bu sözleri, Trump yönetimiyle yakınlaşma politikasının en somut ifadesi olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı: Kazakistan'ın çok yönlü dış politikası
Tokayev'in 'cennetten gönderildi' benzetmesi, Mart 2025'teki resmi temasları öncesinde yapılan bir röportajda dile getirildi. Kazak lider, Trump'ın uluslararası ilişkilerde pragmatik bir yaklaşım benimsediğini ve bunun Kazakistan'ın çıkarlarıyla örtüştüğünü belirtti. Petrol ve uranyum zengini bu ülke, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Rusya ve Çin arasında sıkışmış durumda. Yeni bir denge arayışı içinde olan Astana yönetimi, ABD ile enerji, altyapı ve teknoloji alanlarında iş birliğine odaklanıyor.
Trump'ın ilk döneminde Kazakistan'a fazla ilgi göstermediği bilinirken, Tokayev'in bu kez daha somut adımlar beklediği anlaşılıyor. Özellikle Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Rotası'nın (Orta Koridor) geliştirilmesi, Amerikan şirketlerinin bu hatta yatırım yapması için bir fırsat olarak görülüyor. Ziyaret kapsamında enerji ve güvenlik iş birliğine dair bir dizi mutabakat imzalanması bekleniyor.
Bölgesel boyut: Rusya-Çin rekabetinde denge unsuru
Kazakistan'ın ABD'ye yönelmesi, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. Rusya, Ukrayna savaşı sonrası Batı ile ilişkileri gerilirken Orta Asya'daki nüfuzunu kaybetme korkusu yaşıyor. Çin ise, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında bölgeye yatırım yaparken, ABD'nin varlığından rahatsızlık duyuyor. Tokayev, bu iki güç arasında manevra yaparak ülkesinin egemenliğini pekiştirmeye çalışıyor.
Trump'ın 'Önce Amerika' politikasına rağmen, Kazakistan'a yönelik ilgi artabilir. Çünkü bölgede istikrar, Afganistan'dan sonra yeniden şekillenen güvenlik mimarisi açısından kritik. Ayrıca Kazakistan'ın sahip olduğu nadir toprak elementleri, ABD'nin Çin'e bağımlılığını azaltma stratejisinde önemli bir rol oynayabilir. Tokayev'in bu hamlesi, bazı analistler tarafından 'akıllı güç dengesi' olarak tanımlanırken, Moskova ve Pekin'de endişeye yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kazakistan'ın ABD ile yakınlaşması, Türkiye'nin Orta Asya politikası açısından da önemli. Ankara, bölgede Türk Konseyi çerçevesinde ekonomik ve kültürel iş birliğini artırırken, Astana'nın Washington'la kurduğu dengeli ilişkiler, Türkiye'nin de hareket alanını genişletebilir. Ancak bu durum, Türkiye-Rusya arasındaki hassas dengeyi etkileyebilir; çünkü Ankara, hem Moskova'yla hem de ABD'yle iş birliğini sürdürmeye çalışıyor. Kazakistan'ın Batı'ya açılımı, Türkiye'nin bölgedeki arabulucu rolüne katkı sağlarken, enerji koridorları ve ulaştırma hatlarında yeni iş birliği fırsatları doğurabilir. Sonuçta bu gelişme, Türkiye'nin çok yönlü dış politikası için bir denge unsuru olarak değerlendirilebilir.