Nepal'in başkenti Katmandu, geçtiğimiz hafta yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından nehir kenarlarında biriken yüzlerce cesetle başa çıkmaya çalışıyor. Ülke genelinde etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında en az 236 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi ise hâlâ kayıp. Yetkililer, nehirlerin taşıdığı cesetlerin kimlik tespiti ve defin işlemlerinin, kapasitelerinin çok üzerinde olduğunu belirtiyor.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çabaları
Katmandu Vadisi'ni vuran şiddetli yağışlar, Bagmati ve diğer nehirlerin taşmasına neden oldu. Sel suları, yerleşim bölgelerini ve altyapıyı büyük ölçüde tahrip etti. Nepal hükümeti, ordu ve polis ekiplerinin yanı sıra gönüllüler de arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Ancak enkaz altında kalanlar ve nehir kıyılarına vuran cesetler, ekiplerin iş yükünü artırıyor.
Nepal Polisi Sözcüsü Dan Bahadur Karki, nehir kenarlarında şu ana kadar 200'den fazla cesedin toplandığını, bunların çoğunun kimliğinin henüz tespit edilemediğini açıkladı. Karki, "Cesetlerin büyük bir kısmı sel sırasında evlerinden sürüklenen kişilere ait. Kimlik tespiti için DNA testi gerekiyor, ancak bu süreç haftalar alabilir" dedi. Yerel yetkililer, cesetlerin hızla ayrışması nedeniyle toplu defin kararı alabileceklerini de dile getiriyor.
İklim Değişikliği ve Altyapı Yetersizliği
Uzmanlar, bu felaketin iklim değişikliğinin etkisiyle sıklaşan aşırı hava olaylarının bir sonucu olduğunu vurguluyor. Nepal'de muson dönemlerinde seller sık görülmekle birlikte, bu yılki yağış miktarının son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı bildiriliyor. Öte yandan, Katmandu'nun plansız kentleşmesi, nehir yataklarına yapılan kaçak yapılar ve yetersiz altyapı, felaketin etkisini artırdı.
Hindistan Meteoroloji Dairesi verilerine göre, bölgede 24 saat içinde 240 milimetreye varan yağış düştü. Nepal hükümeti, afet yönetimi konusunda uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ve bazı ülkeler, tıbbi ekipman, ceset torbaları ve geçici barınma malzemesi göndermeye başladı. Ancak yardım kuruluşları, bölgedeki lojistik zorluklar nedeniyle yardımların zamanında ulaştırılamadığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Nepal'deki sel felaketi, Güney Asya genelinde iklim değişikliğinin yarattığı tehdidi bir kez daha gözler önüne serdi. Hindistan'ın kuzey eyaletlerinde de benzer sel felaketleri yaşandı. Uzmanlar, Himalaya bölgesinin küresel ısınmadan en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğunu ve bu tür olayların sıklığının artacağını öngörüyor.
Bölgesel iş birliği açısından, Nepalli yetkililer komşu ülkelerden yardım talep etti. Hindistan ve Çin, kurtarma çalışmalarına destek olmak için ekipler gönderdi. Bu durum, Güney Asya'da afet yönetimi konusunda ortak bir mekanizmanın eksikliğini de ortaya koyuyor. Bilim insanları, artan sıcaklıkların atmosferdeki nem oranını artırmasıyla birlikte, bölgedeki muson yağışlarının daha şiddetli hale geldiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, iklim değişikliğinin yol açtığı yıkıcı etkilerin küresel ölçekte arttığını ve hiçbir ülkenin bu durumdan muaf olmadığını göstermektedir. Türkiye, benzer doğal afetlerin sıkça yaşandığı bir coğrafyada yer almakta; özellikle sel, yangın ve depremlere karşı hazırlıklı olma gerekliliği öne çıkmaktadır. Nepal'deki kurtarma ekiplerinin karşılaştığı zorluklar, Türkiye'nin arama-kurtarma ve afet yönetimi kapasitesinin önemini vurgulamakla birlikte, uluslararası dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesinin de gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türkiye, afet yönetimi konusundaki deneyimini paylaşarak bölgesel bir liderlik üstlenebilir.