Etiyopya'nın Tigray bölgesinde başlayan çatışmaların ülkenin diğer bölgelerine yayılması üzerine Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Etiyopya hükümetine destek verdi. Çatışmalar nedeniyle tahminen 150 bin kişi yerinden edildi. Etiyopya ve komşuları karşılıklı suçlamalarda bulunurken, Katar ve BAE'nin açıklamaları bölgesel dengeleri etkileyebilecek nitelikte.
Çatışmaların Arka Planı ve Yayılması
Etiyopya'da Kasım 2020'de Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasında başlayan çatışmalar, aylar içinde ülkenin kuzeyine ve komşu bölgelere sıçradı. Başlangıçta Tigray bölgesiyle sınırlı olan çatışmalar, Amhara ve Afar bölgelerine yayıldı. Son haftalarda ise çatışmaların Oromia ve diğer güney bölgelerine doğru genişlediği bildiriliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle en az 150 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. İnsani yardım kuruluşları, bölgede gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını rapor ediyor.
Etiyopya hükümeti, çatışmaların yayılmasından komşu ülkeleri ve özellikle Eritre'yi sorumlu tutarken, Eritre yönetimi suçlamaları reddediyor. Sudan ve Güney Sudan da sınır bölgelerinde güvenlik endişeleri nedeniyle askeri önlemler aldı. Bölgesel istikrarsızlık, Afrika Boynuzu'nda geniş çaplı bir insani krize yol açabilir.
Katar ve BAE'nin Desteği ve Bölgesel Dengeler
Katar ve BAE, Etiyopya hükümetine verdikleri destekle, çatışmaların uluslararası boyut kazanmasına neden oldu. Katar Dışişleri Bakanlığı, Etiyopya'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduklarını belirterek, federal hükümetin meşruiyetini vurguladı. BAE ise, Etiyopya ile ekonomik ve askeri işbirliğini güçlendireceklerini açıkladı. Bu açıklamalar, Körfez ülkelerinin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Katar ve BAE'nin desteği, Etiyopya hükümetine diplomatik ve muhtemelen askeri destek sağlayabilir. Ancak bu durum, çatışmaların daha da derinleşmesine ve bölgesel aktörlerin taraf tutmasına yol açabilir. Mısır ve Sudan gibi ülkeler, Nil Nehri sularının paylaşımı konusunda Etiyopya ile anlaşmazlık yaşıyor. Katar ve BAE'nin Etiyopya'ya desteği, bu ülkelerle olan ilişkileri de etkileyebilir.
Uluslararası toplum, çatışmaların sona ermesi için çağrılarını sürdürüyor. BM, Afrika Birliği ve ABD, tarafları diyaloğa çağırdı. Ancak şu ana kadar ateşkes sağlanamadı. İnsani yardım kuruluşları, bölgeye erişimde zorluk çekiyor ve yardımların ulaştırılması için güvenli koridorlar talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki çatışmaların yayılması ve Körfez ülkelerinin desteği, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Etiyopya ile 2000'lerden bu yana ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmiş, özellikle inşaat, enerji ve tarım alanlarında yatırımlar yapmıştır. Çatışmaların uzaması, Türk yatırımlarını ve bölgedeki istikrarı tehdit edebilir. Ayrıca, Katar ve BAE'nin Etiyopya'ya desteği, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle olan rekabetini ve işbirliğini etkileyebilir. Türkiye, insani yardım ve diplomatik çözüm çağrılarıyla bölgede denge politikası izlemeye çalışsa da, taraflar arasındaki gerilimin artması Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret yollarını da olumsuz etkileyebileceğinden, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir.