Katar, Hürmüz Boğazı'nda bir tankerine düzenlenen saldırının ardından dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisinde üretimi hızla artırma çabalarını durdurdu. Saldırı, bu kritik su yolundan geçişin hâlâ çok riskli olduğu endişelerini artırdı. Katar Enerji Şirketi, Kuzey Alanı Doğu genişleme projesi kapsamında yıllık 33 milyon tonluk bir kapasite artışı planlıyordu. Ancak 12 Temmuz 2025'te yaşanan saldırı, planların geçici olarak durdurulmasına yol açtı.
Gelişmenin arka planı: Hürmüz Boğazı'nda artan gerilim
Katar'ın Kuzey Alanı, dünyanın en büyük doğalgaz sahası olup, ülkenin LNG üretiminin belkemiğini oluşturuyor. Hürmüz Boğazı ise küresel petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir nokta. Son yıllarda bölgede İran'ın artan faaliyetleri ve ABD yaptırımlarının etkisiyle gerilim yükseliyor. Saldırıda Katar bayraklı 'Al-Shaheen' tankeri, Boğaz'ın dar noktasında patlayıcı yüklü bir insansız hava aracıyla vuruldu. Mürettebattan yaralanan olmazken, tanker hasar aldı ve Katar, geçici olarak tüm LNG sevkiyatlarını durdurdu. Risk primlerindeki artış, Katar'ın genişleme planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Uzmanlar, projenin ertelenmesinin küresel LNG piyasalarında arz sıkışıklığına yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji güvenliği ve piyasalar
Katar'ın LNG üretimindeki duraklama, özellikle Avrupa ve Asya piyasalarında endişe yarattı. Ukrayna savaşı sonrası Rus gazına alternatif arayan Avrupa ülkeleri, Katar LNG'sine büyük ölçüde bağımlı hale gelmişti. Asya'da ise Çin ve Japonya, enerji taleplerini karşılamak için Katar ile uzun vadeli anlaşmalar yapmıştı. Saldırı, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini bir kez daha gündeme getirirken, küresel enerji fiyatlarını da yukarı çekti. Brent petrol varil fiyatı yüzde 3 artarken, LNG spot fiyatları yüzde 8 yükseldi. Katar'ın durumu, alternatif rotalar ve daha güvenli ulaşım yöntemleri arayışını hızlandırdı. Uzmanlar, bu durumun bölgesel güç dengesini de etkileyebileceğini belirtiyor: İran'ın nüfuzunu artırma çabaları, Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarını yeniden şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, LNG tedarikinde Katar ile güçlü bir iş birliği yürütüyor. Sakarya gaz sahası ve FSRU yatırımlarına rağmen, özellikle yaz aylarında artan talep nedeniyle spot LNG ithalatı kritik önem taşıyor. Katar'ın üretimi durdurması, kısa vadede Türkiye'nin LNG tedarik maliyetlerini artırabilir ve enerji arz güvenliğini riske atabilir. Orta vadede ise Türkiye, Hürmüz Boğazı'na alternatif güzergahlar veya Sivas'taki depolama kapasitesini artırma gibi stratejiler geliştirmek zorunda kalabilir. Bu durum ayrıca, Türkiye'nin Katar ile olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerini test ederken, enerji çeşitlendirmesi politikasını da hızlandırabilir.