PARİS, 3 Eylül - Mali Eylem Görev Gücü (FATF), Perşembe günü yaptığı açıklamada, kayıt dışı bankacılık ağlarının suç amaçlı kullanımının küresel bir sorun haline geldiğini ve büyüdüğünü belirterek, şirketleri ve hükümetleri profesyonel kara para aklama hizmetleriyle mücadelede daha fazla çaba göstermeye çağırdı. FATF, bu tür ağların terör finansmanı ve yasa dışı fon transferi için giderek daha fazla kullanıldığına dikkat çekti.
Kayıt dışı transfer ağları neden büyüyor?
FATF'nin açıklamasına göre, kayıt dışı para transfer sistemleri (hawala, hundi gibi) özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak kullanılıyor. Bu sistemler, geleneksel bankacılık hizmetlerine erişimi olmayan veya bankacılık sistemine güvenmeyen kişiler için hızlı ve düşük maliyetli bir alternatif sunuyor. Ancak, aynı özellikler onları suç örgütleri için cazip hale getiriyor. FATF, bu ağların denetimden uzak yapısının, kara para aklama ve terör finansmanı için uygun bir zemin oluşturduğunu vurguladı.
Rapora göre, profesyonel kara para aklama hizmetleri sunan aracılar, yasa dışı kazançları meşru göstermek için karmaşık yöntemler kullanıyor. Bu kişiler, birden fazla ülkede faaliyet gösteren paravan şirketler, kripto paralar ve kayıt dışı transfer ağlarını bir arada kullanarak izlerini kaybettiriyor. FATF, özellikle son yıllarda bu tür hizmetlerin arttığını ve pandemi sonrası dönemde dijital ödemelerin yaygınlaşmasıyla daha da karmaşık hale geldiğini belirtti.
FATF, hükümetlere kayıt dışı transfer ağlarını düzenleme ve denetleme konusunda daha etkin olmaları çağrısında bulundu. Ayrıca, finansal kuruluşların şüpheli işlemleri bildirme yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve müşteri tanıma (KYC) prosedürlerini sıkılaştırmaları gerektiği ifade edildi. Özel sektöre de sorumluluk düştüğünü belirten FATF, şirketlerin kendi risk değerlendirmelerini yapmaları ve kara para aklama ile mücadelede proaktif olmaları gerektiğini vurguladı.
Küresel boyut ve bölgesel etkiler
Kayıt dışı para transfer ağları, özellikle Orta Doğu, Güney Asya ve Afrika'da yaygın. Bu bölgelerde hawala benzeri sistemler yüzyıllardır kullanılıyor ve kültürel bir geçmişe sahip. Ancak, son yıllarda bu ağların terör örgütleri ve organize suç grupları tarafından istismar edildiği yönünde artan kanıtlar var. FATF, özellikle çatışma bölgelerine silah ve fon transferinde bu ağların kullanıldığını belirtiyor.
Batılı ülkelerde de kayıt dışı transfer sistemleri zaman zaman görülüyor. Göçmen toplulukları arasında yaygın olan bu yöntemler, yasal düzenlemelere tabi olmadığı için denetim dışı kalabiliyor. FATF, bu tür ağların kayıt altına alınması ve lisanslanması gerektiğini, aksi takdirde suç faaliyetlerinin önlenemeyeceğini savunuyor.
FATF'nin çağrısı, küresel kara para aklama ve terör finansmanıyla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Örgüt, ülkelerin mevzuatlarını güncellemeleri ve uluslararası standartlara uyum sağlamaları gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelere teknik destek sağlanması ve kapasite artırımı için fon ayrılması öneriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla kayıt dışı para transfer ağlarının transit güzergahında yer alıyor. Özellikle Suriye, Irak ve İran gibi komşu ülkelerle olan ticari ve beşeri ilişkiler, bu tür ağların Türkiye üzerinden kullanılma riskini artırıyor. FATF'nin çağrısı, Türkiye'nin mali denetim kurumları için önemli bir uyarı niteliğinde. Türkiye, son yıllarda kara para aklama ve terör finansmanıyla mücadelede mevzuatını uyumlaştırma çabalarını sürdürüyor. Ancak, kayıt dışı ağların denetimi ve kayıt altına alınması konusunda daha fazla adım atılması gerekebilir. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası finansal sistemdeki itibarı ve yatırım ortamı açısından kritik önem taşıyor.