Kanada, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük tarifelerine yanıt olarak 25 Ağustos'ta misilleme önlemlerini açıklayacağını duyurdu. Bu gelişme, bir zamanlar yakın müttefik olan iki komşu ülkenin ticaret savaşına sürüklenmesi anlamına geliyor. İki ülke temsilcileri, ABD'nin belirli Kanada ürünlerine uygulayacağı yüzde 50'lik yeni tarifeleri önleyecek bir anlaşmaya varamadı. Görüşmelerin çökmesi, Kuzey Amerika'daki ticari ilişkilerde yeni bir gerilim dönemini başlatıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerine ek gümrük vergileri getirmişti. Ancak son hamle, bu tarifelerin kapsamını genişleterek otomotiv ve tarım ürünleri gibi sektörleri de hedef alıyor. Kanada ise bu adımı 'haksız ve hukuka aykırı' olarak nitelendiriyor ve Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayette bulunacağını açıkladı.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülkesinin ABD ile ticaret hacminin günlük 2 milyar doların üzerinde olduğunu hatırlatarak, 'ABD'nin bu tarifeleri hem Amerikan tüketicilerine hem de küresel tedarik zincirlerine zarar verecek' dedi. Trudeau, misilleme listesinin ABD'nin orta batı eyaletlerindeki Cumhuriyetçi milletvekillerinin seçim bölgelerini hedef alacak şekilde hazırlandığını ima etti. Bu strateji, Washington'un iç siyasetini etkilemeyi amaçlayan klasik bir ticaret savaşı taktiği olarak görülüyor.
Kanada'nın olası misilleme önlemleri arasında ABD'den ithal edilen bazı tarım ürünleri, viski ve ev aletlerine yönelik ek vergiler yer alıyor. Ayrıca Ottawa yönetimi, ABD'nin dijital hizmetler vergisine karşılık olarak teknoloji şirketlerine yaptırım uygulamayı da değerlendiriyor. Ekonomistler, bu karşılıklı tarifelerin her iki ülkenin de gayri safi yurtiçi hasılasını (GSYİH) yüzde 0,5 oranında azaltabileceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ekonomik dengeleri etkileme potansiyeline sahip. İki ülke, dünyanın en büyük ikili ticaret ilişkisine sahip ve toplam hacim yıllık 700 milyar doları aşıyor. Bu çatışma, ABD'nin Meksika ile de benzer tarifeler yaşadığı bir dönemde, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) halefi olan USMCA'nın geleceğini tehdit ediyor.
Uzmanlar, bu gelişmenin Avrupa Birliği ve Çin gibi diğer büyük ekonomileri de etkileyebileceğini belirtiyor. Zira ABD'nin korumacı politikaları, küresel ticarette zincirleme reaksiyonlara yol açabilir. Özellikle otomotiv sektöründe Kanada'ya parça ihraç eden Avrupalı firmalar, bu tarifelerden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, ticaret savaşının dünya genelinde yatırım kararlarını ertelemeye neden olabileceği ve ekonomik belirsizliği artırabileceği endişesi hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye açısından dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Türkiye, ABD ile benzer tarifeler konusunda geçmişte yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak bu süreci yakından izliyor. ABD'nin korumacı politikaları, Türkiye'nin ihracat pazarlarını daraltabilir ve küresel ticaretteki belirsizlik, Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir. Öte yandan, bu çatışma Türkiye'ye yeni ticaret ortaklıkları arayışında fırsatlar sunabilir. Ancak Ankara'nın, ABD ile ticari ilişkilerinde benzer bir kriz yaşamamak için diplomatik kanalları açık tutması gerekiyor.