Kanada Yüksek Komiseri Christopher Cooter, Hindistan ile Kanada arasındaki ilişkilerin Nijjar krizinin ardından normalleşme sürecine girdiğini ve iki ülkenin bu olaydan ders çıkararak ileriye bakması gerektiğini söyledi. Cooter, The Hindu gazetesine verdiği röportajda, 2023'te Hardeep Singh Nijjar'ın öldürülmesiyle başlayan diplomatik gerilimin ardından ilişkilerin yeniden inşası için somut adımlar atıldığını vurguladı.
Nijjar krizi ve sonrası: Diplomatik ilişkilerde onarım süreci
Haziran 2023'te Sih ayrılıkçı lider Hardeep Singh Nijjar, Kanada'nın Surrey kentinde vurularak öldürüldü. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Ekim 2023'te Hindistan hükümetinin suikastta parmağı olabileceğini açıklayınca iki ülke arasında diplomatik kriz patlak verdi. Hindistan suçlamaları reddetti ve karşı suçlamalarda bulundu. Karşılıklı olarak diplomatların sınır dışı edilmesiyle ilişkiler kopma noktasına geldi.
Yüksek Komiser Cooter, "Nijjar olayından ders çıkarmalı ve ileriye bakmalıyız. İki ülke arasındaki ilişkiler çok katmanlı ve önemli. Bu tür olayların tekrarlanmaması için diyalog kanallarını açık tutuyoruz" dedi. Cooter, Hindistan ve Kanada'nın terörizmle mücadele, güvenlik işbirliği ve ekonomik bağlar konusunda ortak çıkarlara sahip olduğunu belirtti.
Röportajda, iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinin yeniden başlatılması, öğrenci vizeleri ve güvenlik işbirliği gibi konular ele alındı. Cooter, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin Kanada'yı ziyaret etme olasılığının da gündemde olduğunu, ancak bunun için uygun koşulların oluşması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Hindistan-Kanada ilişkilerinin jeopolitik önemi
Hindistan ve Kanada arasındaki ilişkiler, yalnızca ikili düzeyde değil, aynı zamanda Hint-Pasifik bölgesindeki dengeler açısından da kritik. Kanada, Hint-Pasifik stratejisini açıklayan ülkeler arasında yer alıyor ve bölgede Çin'in artan etkisine karşı Hindistan ile işbirliğini derinleştirmek istiyor. Öte yandan Hindistan, Batılı ülkelerle ilişkilerini çeşitlendirirken Kanada gibi orta güçlerle bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Nijjar krizi, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştirmiş olsa da, özellikle ekonomik ve beşeri bağlar kopmadı. Kanada'da yaklaşık 1.8 milyon Hint kökenli insan yaşıyor ve her yıl on binlerce Hint öğrenci Kanada'da eğitim görüyor. Ticaret hacmi ise yıllık 10 milyar doların üzerinde. Bu bağlar, siyasi gerilimlere rağmen ilişkilerin tamamen kopmasını engelliyor.
Uzmanlar, Hindistan'ın Batı ile ilişkilerinde pragmatik bir çizgi izlediğini, Kanada'nın da Hindistan'ı Hint-Pasifik'te denge unsuru olarak gördüğünü belirtiyor. Ancak Sih diasporasının Kanada'daki etkinliği ve ayrılıkçı söylemler, Hindistan'ın hassasiyetini korumasına neden oluyor. Bu nedenle, ilişkilerin normalleşmesi için karşılıklı güvenin yeniden tesisi şart.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Kanada ilişkilerindeki normalleşme, Türkiye için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde aktif bir diplomasi yürütüyor ve Hindistan ile ticari bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Kanada ise NATO müttefiki olarak Türkiye ile savunma sanayi ve ekonomi alanında işbirliğini sürdürüyor. İki ülke arasındaki gerilimin azalması, Batı ile Hindistan arasındaki dialog kanallarının açık kalmasına yardımcı olur. Bu da Türkiye'nin çok taraflı platformlarda (G20, BM) daha istikrarlı bir ortamda hareket etmesini kolaylaştırabilir. Ayrıca Sih diasporası meselesi, Türkiye'nin etnik ve dini azınlıklarla ilgili hassasiyetleri açısından da dikkatle izlenmeli.