GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

Kanada milli parkları 'sömürgeci adaletsizliklerle' kuruldu

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Kanada milli parkları 'sömürgeci adaletsizliklerle' kuruldu
Çeviri Kaynağı
Newsweek — Bu haber, Newsweek'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Kanada'nın milli park sisteminin, yerli halklara yönelik "sömürgeci adaletsizlikler" temelinde kurulduğu resmi bir hükümet raporuyla belgelendi. Parks Canada'nın yayımladığı kapsamlı raporda, ülkenin simge milli parklarının çoğunun, Aborjin topluluklarının zorla yerinden edilmesi, topraklarına el konulması ve geleneksel yaşam biçimlerinin yasaklanması yoluyla oluşturulduğu ifade edildi. Raporda, 1885'te kurulan Banff Ulusal Parkı başta olmak üzere birçok korunan alanın, Stoney Nakoda, Tsuut'ina ve diğer yerli grupların binlerce yıldır yaşadığı topraklar üzerinde, onların rızası alınmadan tesis edildiği vurgulandı.

Parkların kuruluşunda 'ırkçı ve dışlayıcı' politikalar

Parks Canada'nın 2023'te başlattığı ve bir yıl süren araştırma sonucunda hazırlanan rapor, 1911 tarihli Kanada Milli Parkları Yasası'nın, parkları "uygarlığın el değmemiş vahşi doğası" olarak tanımlayarak, aslında binlerce yıllık yerli yerleşimini görmezden geldiğini ortaya koydu. Raporda, 20. yüzyılın başlarında park sınırları içinde yaşayan yerli toplulukların avlanma, balıkçılık ve toplama gibi geleneksel faaliyetlerinin yasaklandığı, hatta bazı grupların fiziksel olarak bölgeden uzaklaştırıldığı belirtildi. Örneğin, 1890'larda Banff Parkı'nın kurulması sırasında Stoney Nakoda halkının kamp alanları tahrip edilmiş, aileler zorla sınır dışı edilmişti. Benzer şekilde, Jasper Ulusal Parkı'nın oluşturulmasında da Snake River bölgesindeki Métis ve First Nations toplulukları evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Rapor ayrıca, park yönetimlerinin yerli halkların kültürel ve manevi açıdan önemli alanlarına erişimini kısıtladığını, bu durumun kuşaklar boyu süren travmalara yol açtığını kaydetti. Parks Canada, raporun bir "özür ve uzlaşı süreci" olmadığını, ancak kurumun geçmişteki hatalarını kabul ederek ileriye dönük adımlar atmayı hedeflediğini açıkladı. Kurum, bundan sonraki park yönetim planlarında yerli toplulukların geleneksel bilgilerine başvurulacağını ve ortak yönetim modellerinin geliştirileceğini duyurdu.

Küresel bir hesaplaşma: Sömürge mirası ve koruma alanları

Kanada'daki bu gelişme, dünya genelinde milli parkların ve korunan alanların kuruluşunda yaşanan benzer adaletsizliklerin sorgulanmasına yol açtı. ABD'de Yellowstone ve Yosemite gibi ünlü parkların kurulurken Kızılderili kabilelerinin zorla çıkarılması, Avustralya'da Uluru-Kata Tjuta Milli Parkı'nın Anangu halkının toprakları üzerinde inşa edilmesi, Afrika'daki pek çok koruma alanının yerli toplulukları dışlayan "boş vahşi doğa" mitine dayanması, benzer örnekler arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), son yıllarda korunan alanların yerli halkların haklarını ihlal etmeden, onların katılımıyla yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Kanada'nın raporu, bu küresel farkındalık hareketine önemli bir katkı olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, raporun sadece geçmişi belgelemekle kalmayıp, aynı zamanda Kanada'nın 2015'te başlattığı Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu sürecinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Komisyon, yatılı okullar gibi sistemik ayrımcılıkları ortaya çıkarmış, ancak milli parklar konusu şimdiye kadar gündeme gelmemişti. Parks Canada'nın adımı, diğer ülkelerdeki benzer kurumlar için de bir model oluşturabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye'de milli parklar ve korunan alanlar, genellikle doğal güzelliklerin korunması amacıyla kurulmuş olsa da, özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bazı alanların oluşturulması sırasında yerel toplulukların toprak kullanım haklarının göz ardı edildiği eleştirileri bulunuyor. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, korunan alanların yönetiminde yerel halkların katılımını gerektiriyor. Kanada örneği, Türkiye'deki ilgili kurumlar (Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) için de geçmiş uygulamaları gözden geçirme ve daha kapsayıcı politikalar geliştirme konusunda bir uyarı niteliği taşıyor. Küresel düzeyde artan bu farkındalık, Türkiye'nin de koruma alanları yönetiminde toplumsal uzlaşı ve adalet ilkelerini güçlendirmesini teşvik edebilir.

Etiketler:
Kanadamilli parksömürgecilikyerli haklarıParks CanadaadaletsizlikBanff Ulusal Parkıuzlaşma

İlgili Haberler

İkinci El Cüzdanda Uyuşturucu Skandalı
Siyaset

İkinci El Cüzdanda Uyuşturucu Skandalı

19 dk önce

Bayeux Duvar Halısı 1000 Yıl Sonra Londra’ya Gizli Operasyonla Getirildi
Siyaset

Bayeux Duvar Halısı 1000 Yıl Sonra Londra’ya Gizli Operasyonla Getirildi

55 dk önce

Gelişmekte olan ülkeler borca eğitimden daha fazla harcıyor
Siyaset

Gelişmekte olan ülkeler borca eğitimden daha fazla harcıyor

1 sa önce

Eski İngiliz Bakan Ann Widdecombe 78 Yaşında Vefat Etti
Siyaset

Eski İngiliz Bakan Ann Widdecombe 78 Yaşında Vefat Etti

1 sa önce