Kanada'nın, ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği ek vergilere karşılık olarak milyarlarca dolar değerindeki Amerikan ürününe uyguladığı misilleme tarifeleri Salı günü yürürlüğe girdi. Kuzey Amerika'nın iki komşusu arasındaki ticaret savaşı, karşılıklı vergilerin yürürlüğe girmesiyle yeni ve daha sert bir aşamaya geçti.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Haziran'da çelik ithalatına yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 ek gümrük vergisi getiren kararnameyi imzalayarak Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği'ne muafiyet tanımıştı. Ancak bu muafiyetler 31 Mayıs'ta sona erdi ve Washington, Kanada'dan yapılan çelik ve alüminyum ithalatına söz konusu vergileri uygulamaya başladı. Kanada hükümeti, kendi çelik ve alüminyum sektörünü korumak için ABD'den ithal edilen 16,6 milyar Kanada doları (yaklaşık 12,6 milyar ABD doları) değerindeki ürüne yüzde 25 oranında karşı tarife uygulama kararı aldı. Ottawa yönetimi, ayrıca ABD'nin otomobil ve otomobil parçalarına yönelik olası ek vergilerine karşı hazırlık olarak 350 milyon Kanada doları tutarında ek destek paketi açıkladı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, "ABD'nin haksız ve hukuksuz kararına karşılık vermek zorundayız. Kanadalı işçileri ve sanayimizi korumak için elimizden geleni yapacağız" dedi. Karşı tarifeler, ABD'den ithal edilen çelik, alüminyum, viski, yoğurt, domates ketçapı, portakal suyu, mobilya ve bazı tarım ürünlerini kapsıyor. Kanada Maliye Bakanı Bill Morneau, tarifelerin 1 Temmuz'da yürürlüğe gireceğini duyurmuştu; ancak uygulama Salı günü başladı. Morneau, "ABD ile ticaret savaşını istemiyoruz, ancak kendi çıkarlarımızı korumak için kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada'nın misillemesi, ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik sert tarife politikalarının küresel ticaret düzenini sarstığı bir dönemde geldi. ABD aynı dönemde Çin'e yönelik 50 milyar dolarlık ek tarife açıklamış, AB ve Meksika da benzer misilleme hazırlıkları yapmıştı. Uzmanlar, Kanada'nın karşı tarifelerinin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yeniden müzakere sürecini daha da zorlaştıracağı görüşünde. NAFTA müzakereleri, otomotiv menşe kuralları ve tarife muafiyetleri konusunda tıkanmış durumda. Kanada'nın kararı, ABD'nin kendi müttefiklerine bile ticaret savaşı açmaktan çekinmediğini gösteriyor. Bu durum, Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) etkinliğini sorgulatırken, korumacılık dalgasının derinleşeceği endişelerini artırıyor. Piyasalar, tarifelerin yürürlüğe girmesiyle dalgalandı; Kanada doları ABD doları karşısında değer kaybetti, ABD borsaları ise sanayi hisselerindeki düşüşle geriledi. Kanada ekonomisi, ihracatının yüzde 75'ini ABD'ye yapıyor; bu nedenle tarifelerin uzun sürmesi halinde büyüme oranlarının olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Öte yandan Meksika da ABD'nin çelik ve alüminyum vergilerine karşı misilleme sinyali verdi. AB, DTÖ'ye şikayette bulunacağını açıkladı. Ticaret savaşının küresel ekonomiyi yavaşlatabileceği, uluslararası kurumlar tarafından dile getiriliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ticaret kısıtlamalarının dünya hasılasını yüzde 0,5'e kadar düşürebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada-ABD ticaret savaşı, doğrudan Türkiye'yi hedef almıyor; ancak küresel ticaretin daralması ve korumacılığın artması, ihracat odaklı Türk ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum vergilerinden muaf tutulmamıştı; bu nedenle Kanada'nın misillemesi, Türkiye'nin ABD'ye yönelik çelik ihracatında rekabet koşullarını değiştirebilir. Ayrıca ticaret savaşlarının yarattığı belirsizlik, Türk lirası ve gelişen piyasalar üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye, DTÖ reformu ve serbest ticaret anlaşmalarına yönelik çabalarını hızlandırarak bu tür şoklara karşı dayanıklılığını artırmalı.