Kanada borsası, haftanın ilk işlem gününde ABD ile yürütülen ticaret görüşmelerinin çökmesinin ardından sert dalgalanmalar yaşadı. Açılışta kazanç ve kayıplar arasında gidip gelen endeksler, yatırımcıların genişleyen bir ticaret savaşı olasılığına karşı temkinli bir pozisyon almasına neden oldu. Başbakan Mark Carney'in Washington'daki müzakerecilerini geri çağırması, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Görüşmelerin Çöküşü ve Piyasalara Etkisi
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerinin beklenmedik bir şekilde kesilmesinin ardından müzakere ekibini Washington'dan geri çekti. Bu hamle, iki ülke arasında aylardır süren ve özellikle çelik, alüminyum ve otomotiv sektörlerindeki gümrük tarifelerini kapsayan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığı anlamına geliyor. Söz konusu gelişme, küresel ticaret savaşının daha da tırmanabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
Toronto Menkul Kıymetler Borsası (TSX) açılışta yüzde 1,5'e varan düşüşlerin ardından kısmen toparlandı. Enerji ve finans hisseleri en çok kaybeden sektörler olurken, madencilik ve teknoloji hisselerinde sınırlı da olsa alımlar görüldü. Yatırımcılar, özellikle ABD'nin yeni tarifeler açıklaması halinde Kanada ekonomisinin resesyona sürüklenebileceği endişesiyle riskli varlıklardan kaçındı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ticaret açığının kapatılması ve Kanada'nın süt ürünleri, kereste ve ilaç sektörlerindeki korumacı politikalarının sona erdirilmesi gibi taleplerde ısrarcı. Ottawa ise bu talepleri 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, karşılıklı misilleme tehditleri giderek artıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ve Kanada, iki tarım ülkesi olarak birbirleri için kritik öneme sahip. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık 700 milyar dolar seviyesinde. Mevcut anlaşmazlık, sadece iki ülkeyi değil, aynı zamanda tedarik zincirleri aracılığıyla Meksika, Avrupa Birliği ve Asya ekonomilerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle otomotiv sektörü, parçaların ABD ve Kanada sınırında birçok kez el değiştirmesi nedeniyle ticaret savaşından en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor.
Uzmanlar, bu gelişmenin küresel ticaretin genel yönü açısından da olumsuz bir sinyal olduğunu belirtiyor. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) son verileri, küresel ticaretin zaten yavaşladığı bir dönemde bu tür bir çöküşün büyüme üzerinde kalıcı hasar bırakabileceğini gösteriyor. Öte yandan, Kanada'nın müttefikleri, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler, Ottawa'ya siyasi desteklerini ifade ederken, ticari açıdan alternatif pazarların geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret çöküşünün doğrudan Türkiye ekonomisini etkilemesi sınırlı olsa da, küresel ticaret savaşları Türkiye'nin ihracat pazarları ve tedarik zincirleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, ABD ile benzer gümrük tarifesi sorunları yaşamış ve 2018'de ciddi bir ticari gerilimden geçmiştir. Bu deneyim, Ankara'nın bu tür durumlarda nasıl bir yol izlemesi gerektiğine dair bazı dersler çıkarabilir. Ayrıca, Kanada'nın tarım ve gıda ürünlerinde bağımsız pazarlar araması, Türkiye'nin bu alanlardaki ihracatı için fırsatlar sunabilir. Ancak genel olarak küresel ticaretteki bu belirsizlik, Türkiye gibi ihracat odaklı büyüme stratejisi izleyen ülkeler için risk unsuru oluşturmaktadır.