Kanada Başbakanı Mark Carney, uluslararası bir savunma finansman kuruluşunun kurulması için dokuz ülkenin taahhüt verdiğini duyurdu. Söz konusu bankanın müttefik ülkelerin savunma kapasitelerini güçlendirmek amacıyla 100 milyar sterline kadar kaynak toplaması hedefleniyor. Carney, yaptığı açıklamada bu girişimin küresel güvenlik alanında işbirliğini derinleştireceğini ve ortak tehditlere karşı daha etkili bir yanıt verilmesini sağlayacağını belirtti.
Girişimin arka planı ve detayları
Plan, Kanada’nın ev sahipliğinde düzenlenen bir savunma zirvesinde gündeme geldi. Zirveye katılan dokuz ülke, ulusal savunma bütçelerini artırmakta zorlanan müttefiklerin finansman ihtiyacını karşılamak için yeni bir model üzerinde mutabık kaldı. Bankanın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere ittifak dışındaki dost ülkelere de savunma projeleri için kredi ve garanti sağlaması bekleniyor. Kaynakların özellikle deniz güvenliği, siber savunma ve havacılık gibi kritik alanlara yönlendirilmesi planlanıyor. Carney, bu yatırımların yalnızca askeri kapasiteyi değil, aynı zamanda savunma sanayisinde yenilikçiliği teşvik edeceğini vurguladı.
İlk etapta bankanın merkezinin Londra veya Ottawa’da olabileceği konuşulurken, operasyonel detayların önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Katılımcı ülkeler, yönetim kurulunda eşit temsil ve oy hakkı talep ediyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, ABD’nin NATO’daki etkisini dengelemek için bu bankanın özerk bir yapıya sahip olmasını istiyor. Carney, projenin “ortak güvenlik taahhüdümüzü somut bir finansal mekanizmaya dönüştüreceğini” ifade etti.
Küresel ve bölgesel boyut
Bu girişim, Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin’in artan askeri faaliyetleri nedeniyle Batılı ülkelerin savunma harcamalarını artırma baskısı altında olduğu bir dönemde geliyor. NATO’nun GSYİH’nin yüzde 2’si hedefini karşılamakta zorlanan birçok ülke için alternatif bir finansman kaynağı yaratılması amaçlanıyor. Bankanın ayrıca, Hindistan-Pasifik bölgesinde Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi müttefiklerin savunma projelerini de desteklemesi planlanıyor. Özellikle Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi benzeri altyapı projelerine karşı stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin NATO’daki konumu ve savunma sanayii ihracatı açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Her ne kadar Türkiye girişimde yer alan dokuz ülke arasında bulunmasa da, bankanın fonlarının NATO üyesi Türkiye’nin deniz güvenliği ve sınır savunması gibi alanlardaki projelerine de yönelmesi mümkün. Ancak Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki ihtilaflar nedeniyle Batılı fonların kullanımında siyasi engellerle karşılaşabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, savunma bankasının kurulması, Türkiye’nin yerli üretim hedefleriyle uyumlu projelere finansman sağlaması halinde savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltabilir.