Kanada, ABD'nin milyarlarca dolarlık Kanada ürününe yönelik çelik ve alüminyum tarifelerine karşılık olarak, aynı değerdeki ABD ürününe uyguladığı misilleme tarifelerini Salı günü yürürlüğe koydu. Bu adım, iki ülke arasındaki ticaret savaşının yeniden alevlenmesine yol açtı. Ottawa'nın hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın birkaç hafta önce Kanada çelik ve alüminyumuna yüzde 50 oranında tarife getirmesinin ardından geldi.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayı başında çelik ve alüminyum ithalatına yönelik olarak Kanada'ya yüzde 50 tarife uygulama kararı almıştı. Washington, bu kararı Kanada'nın ABD'ye yönelik haksız ticaret uygulamaları ve ulusal güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle savunmuştu. Kanada hükümeti ise bu tarifelerin Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı olduğunu belirterek sert tepki göstermişti.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "ABD'nin tek taraflı ve haksız tarifelerine karşı Kanada'nın çıkarlarını korumak için kararlıyız. Misilleme tarifelerimiz, Amerikan işçilerini ve işletmelerini hedef alarak ABD yönetiminin yanlış politikalarının sonuçlarını gösterecek" ifadelerini kullandı. Trudeau, ayrıca diplomatik kanalların açık olduğunu ancak ABD'nin adil ticaret kurallarına dönmesi gerektiğini vurguladı.
Kanada'nın misilleme tarifeleri, çelik ve alüminyumun yanı sıra tarım ürünleri, içki ve hazır gıda gibi çeşitli sektörleri kapsıyor. Toplamda 12,6 milyar dolarlık ABD ürünü etkilenecek. Tarifeler, ABD'nin Kanada'ya uyguladığı tarifelerle aynı oranda, yani yüzde 50 olarak belirlendi. Bu adım, Kanada'nın ticaret ortaklarını çeşitlendirme ve iç pazarı güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, sadece iki ülkeyi değil, tüm Kuzey Amerika'yı ve küresel ticaret düzenini de yakından ilgilendiriyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yılda 700 milyar doları aşıyor ve bu, dünyanın en büyük ikili ticaret ilişkilerinden biri. Tarifeler, otomotiv, enerji ve tarım gibi kritik sektörlerde tedarik zincirlerini bozarak fiyatları artırabilir.
Uzmanlar, bu ticaret savaşının küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, korumacı politikaların küresel büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtiyor. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine yönelik tarifeleri, NATO ve diğer uluslararası ittifaklarda güven bunalımına yol açabilir.
Kanada, aynı zamanda Meksika ve Avrupa Birliği ile ticaret anlaşmalarını güçlendirerek ABD'ye olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Geçtiğimiz ay, Kanada ve AB arasında kapsamlı bir ticaret anlaşması (CETA) kapsamında yeni işbirliği adımları atılmıştı. Bu gelişmeler, ABD'nin ticaret politikalarının küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaretin istikrarı açısından Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, ihracatında ABD ve AB'ye önemli ölçüde bağımlı olduğundan, bu tür ticaret savaşları küresel talebi düşürerek Türk ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, korumacılığın artması, Türkiye'nin DTÖ reformu çağrılarını güçlendirebilir. Türkiye, benzer şekilde ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerinden etkilenmişti; bu nedenle Ankara, ticaret savaşlarının çok taraflı çözümünü savunuyor.