Kamerun'da her çocuğun doğumunun resmi olarak kaydedilmesi için yürütülen çalışmalar ivme kazanıyor. Ancak ülkede milyonlarca çocuk, doğum belgesi olmadan yaşamını sürdürüyor. Bu durum, çocukların eğitim, sağlık ve temel haklara erişiminin önünde ciddi bir engel teşkil ediyor. Hükümet ve sivil toplum kuruluşları, kırsal bölgelerde farkındalık kampanyaları ve mobil kayıt birimleriyle kayıt dışılığı azaltmaya çalışıyor.
Doğum Kaydının Önemi ve Mevcut Durum
Doğum belgesi, bir çocuğun hukuki kimliğinin temelini oluşturur. Bu belge olmadan çocuklar okula kaydolamaz, sağlık hizmetlerinden tam olarak yararlanamaz ve ileride oy kullanma gibi vatandaşlık haklarını kullanamaz. Kamerun'da doğum kaydı oranı kentsel bölgelerde yüzde 80'lere ulaşırken, kırsal kesimde bu oran yüzde 30'lara kadar düşüyor. Engeller arasında kayıt ücretleri, uzak sağlık merkezleri ve geleneksel doğum uygulamaları yer alıyor.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre, Kamerun'da her yıl doğan 1.2 milyon çocuğun yaklaşık yarısı doğum belgesi alamıyor. 2023 yılında başlatılan ulusal seferberlik programı kapsamında, 11 bölgede 3 binden fazla geçici kayıt merkezi kuruldu. Bu merkezlerde ebeveynler çocuklarını ücretsiz olarak kaydettirebiliyor. Ayrıca geleneksel doğum pratisyenleri, ebelere kayıt süreci hakkında eğitimler veriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doğum kaydı sorunu yalnızca Kamerun'a özgü değil. Sahra Altı Afrika'da çocukların yüzde 55'i doğum belgesine sahip değil. Dünya genelinde ise 230 milyondan fazla çocuk belgesiz durumda. Bu durum, çocuk işçiliği, insan ticareti ve istismar gibi sorunlarla mücadeleyi zorlaştırıyor. Uluslararası toplum, 2030 yılına kadar her çocuğun doğum kaydının yapılması hedefiyle çalışmalar yürütüyor. Kamerun'un bu alandaki ilerlemesi, diğer Afrika ülkeleri için de örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika’da kalkınma iş birliği projeleri yürüten önemli ülkelerden biridir. Kamerun'da doğum kaydı gibi temel idari kapasiteyi güçlendiren çalışmalar, Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak gücünü artırabilir. Türkiye, kendi nüfus ve kayıt sistemindeki deneyimini paylaşarak, Kamerun'da kayıt dışılıkla mücadeleye teknik destek sağlayabilir. Ayrıca bu tür projeler, Türk sivil toplum kuruluşlarının bölgedeki görünürlüğünü artırarak, ikili ticari ve siyasi bağları pekiştirebilir. Kamerun'da her çocuğun kimlik sahibi olması, gelecekte daha istikrarlı bir toplum inşasına katkıda bulunacaktır.