Kamboçya'nın Güneydoğu Asya'da yürüttüğü dolandırıcılık operasyonlarına yönelik son baskıları, ülkeye insan ticareti yoluyla getirilen ve şimdi parasız, pasaportsuz ve hiçbir beklentisi olmayan genç Afrikalı mağdurları ortada bıraktı. Yetkililer ve yardım kuruluşlarına göre, yüzlerce Afrika vatandaşı, sahte iş vaatleriyle kandırılarak Kamboçya'daki dolandırıcılık merkezlerinde çalışmaya zorlandı ve şimdi ülkelerine dönmek için çaresiz durumda.
Dolandırıcılık ağının arka planı
Son yıllarda Kamboçya, çevrimiçi dolandırıcılık operasyonlarının merkezi haline geldi. Bu operasyonlarda, dünya genelinden kandırılan işçiler, kumar ve yatırım dolandırıcılığı gibi yasa dışı faaliyetlerde çalıştırılıyor. Mağdurlar genellikle yüksek maaşlı iş teklifleriyle cezbediliyor, ancak varışlarında pasaportlarına el konuluyor ve borçlandırılarak zorla çalıştırılıyor. Bu ağlardan kaçmaya çalışanlar ise şiddet ve tehditle karşılaşıyor.
Kamboçya hükümeti, 2022'den bu yana uluslararası baskılar sonucu bu operasyonlara yönelik baskılarını artırdı. Binlerce kişi kurtarıldı ve yüzlerce şüpheli tutuklandı. Ancak bu baskılar, beklenmedik bir sonuç doğurdu: kurtarılan mağdurların birçoğu, özellikle Afrika ülkelerinden gelenler, ülkelerine dönüş için gerekli belgelere ve maddi kaynağa sahip olmadıkları için Kamboçya'da mahsur kaldı.
Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2021'den bu yana Kamboçya'da en az 20.000 kişi insan ticareti mağduru olarak kurtarıldı. Bunların önemli bir kısmı Afrika ülkelerinden geliyor. Nijerya, Kenya, Uganda ve Güney Afrika gibi ülkelerden gelen gençler, sahte iş sözleşmeleriyle kandırılarak Kamboçya'ya getirildi. Şimdi bu kişiler, ne ülkelerine dönebiliyor ne de Kamboçya'da yasal olarak çalışabiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kamboçya'daki durum, Güneydoğu Asya'da yaygınlaşan çevrimiçi dolandırıcılık endüstrisinin bir parçası. Myanmar, Laos ve Tayland gibi ülkelerde de benzer kamplar bulunuyor. Bu ağlar, genellikle Çinli suç örgütleri tarafından yönetiliyor ve dünya çapında milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Pandemi sonrası ekonomik zorluklar, bu tür iş tekliflerine olan ilgiyi artırdı.
Afrikalı mağdurların durumu, uluslararası toplumun insan ticaretiyle mücadelede daha koordineli hareket etmesi gerektiğini gösteriyor. Afrika ülkeleri, vatandaşlarını bu tuzaklardan korumak için yeterli önlemleri alamıyor. Kamboçya'daki büyükelçilikler, konsolosluk hizmetleri sınırlı ve maddi kaynak yetersizliği nedeniyle mağdurlara yardım edemiyor.
Uzmanlar, bu sorunun çözümü için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor. Interpol ve ASEAN polis teşkilatı, ortak operasyonlarla bu ağları çökertmeye çalışıyor ancak yolsuzluk ve zayıf yargı sistemleri nedeniyle başarı sınırlı kalıyor. Ayrıca, mağdurların ülkelerine güvenli dönüşü için özel fonlar oluşturulması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda artan Afrika açılımı ve insani diplomasi çerçevesinde bu krize kayıtsız kalmamalı. Kamboçya'daki Afrikalı mağdurlar arasında Türkiye vatandaşı bulunmasa da, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve beşeri etkisi göz önüne alındığında, insan ticaretiyle mücadelede uluslararası çabalara daha aktif katılması bekleniyor. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle geliştirdiği işbirliği, bu tür krizlerin önlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Türk sivil toplum kuruluşlarının bölgede yürüttüğü insani yardım faaliyetleri, mağdurların rehabilite edilmesine katkı sağlayabilir.