ABD Yüksek Mahkemesi, ülkede en yaygın kullanılan kürtaj yöntemi olan hap yoluyla sonlandırmaya erişimi kısıtlama kararı almayı değerlendirirken, Kaliforniya'daki çevrimiçi sağlayıcılar ve ilaç tedarikçileri olası bir yasağa karşı hazırlıklarını tamamladı. Mahkemenin önümüzdeki haftalarda vereceği karar, mifepriston adlı ilaca erişimi önemli ölçüde daraltabilir. Ancak Kaliforniya merkezli bir dizi kuruluş, bu durumda devreye sokmak üzere alternatif bir tedarik zinciri oluşturdu. Plan, hastaların ilaca eyalet sınırları içinde veya yurt dışından çevrimiçi reçeteyle ulaşmasını ve ilacın posta yoluyla gönderilmesini içeriyor.
Alternatif tedarik zinciri nasıl işleyecek?
Kaliforniya'daki sağlayıcılar, mifepristonun ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onaylı olmasına rağmen, mahkemenin bu onayı geri çekmesi veya ilaca erişimi kısıtlaması durumunda başvurulacak bir yol haritası belirledi. Plan kapsamında, doktorlar hastalara çevrimiçi konsültasyon yoluyla reçete yazacak ve ilaç, Kaliforniya'daki lisanslı eczanelerden veya yurt dışındaki tedarikçilerden temin edilecek. Özellikle, Hindistan ve diğer ülkelerde üretilen jenerik versiyonların posta yoluyla ABD'ye gönderilmesi seçeneği masada. Kaliforniya Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Profesör Mary Ziegler, 'Bu, Roe v. Wade kararının ardından gelen kısıtlamalara karşı bir direniş hareketi. Kaliforniya, eyalet düzeyinde kürtaj hakkını koruyan yasalarıyla bu tür alternatifleri hayata geçirebilecek kapasiteye sahip' diyor.
Mifepriston, ABD'deki tüm kürtajların yaklaşık yüzde 60'ında kullanılıyor. İlaç, gebeliğin 10. haftasına kadar kullanılabiliyor ve 2019'da FDA tarafından posta yoluyla gönderilmesine izin verilmişti. Ancak muhafazakar grupların açtığı davalar sonucu Yüksek Mahkeme, ilacın onayını iptal etme veya kullanımını kısıtlama kararı alabilir. Eğer mahkeme ilacı tamamen yasaklarsa, bu 2000 yılından bu yana kullanımda olan bir yöntemin sonu olacak. Kaliforniya Sağlık Bakanlığı, eyaletin 2022'de kabul ettiği bir yasayla, mifepristonun eyalet içinde üretilmesi ve dağıtılması için fon ayırdı. Bu yasa, federal kısıtlamalara rağmen eyalet düzeyinde erişimi garanti altına almayı hedefliyor.
Küresel boyut: ABD'nin iç siyaseti dünyaya yansıyor
ABD'deki kürtaj tartışmaları, sadece iç siyaseti değil, uluslararası sağlık politikalarını da etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), mifepristonun güvenli ve etkili bir yöntem olduğunu vurgularken, ABD'de olası bir yasak, küresel çapta kadın sağlığına yönelik kısıtlamaların habercisi olarak görülüyor. Özellikle Latin Amerika ve Afrika'da, ABD'nin bu tür kararları muhafazakar hareketleri cesaretlendirebilir. Öte yandan, Kaliforniya'nın alternatif tedarik zinciri, eyaletlerin federal kararlara karşı direnme kabiliyetini gösteriyor. Bu durum, ABD'deki federalizm tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor: Bir eyalet, federal düzenlemelere rağmen kendi sağlık politikasını uygulayabilir mi? Geçtiğimiz yıl, Teksas'ta kürtaj yasağının ardından kadınların komşu eyaletlere seyahat etmesi gibi, bu kez de çevrimiçi platformlar ve posta hizmetleri devreye girecek. Ancak bu yöntemin yasal sınırları henüz net değil; bazı eyaletler, posta yoluyla ilaç gönderimini suç sayıyor.
Uzmanlar, Yüksek Mahkeme'nin kararının siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştireceğini öngörüyor. Başkan Joe Biden yönetimi, kürtaj hakkını savunurken, muhafazakar gruplar mahkemeden ilacın onayını iptal etmesini talep ediyor. Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, 'Bu karar ne olursa olsun, Kaliforniya kadınlarının sağlık hizmetlerine erişimini korumak için her şeyi yapacağız' açıklamasını yaptı. Ancak yasal belirsizlikler, hem sağlayıcılar hem de hastalar için risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'de kürtaj hakkının yasal çerçevesini doğrudan etkilemese de, küresel kadın sağlığı politikalarına yansımaları açısından önem taşıyor. Türkiye'de kürtaj 1983'ten bu yana yasal olmasına rağmen, son yıllarda erişim kısıtlamaları ve sağlık kuruluşlarının sayısındaki azalma tartışma konusu. ABD'deki yargı süreci, Türkiye'deki muhafazakar çevreler tarafından örnek alınabilir. Öte yandan, Kaliforniya'nın alternatif tedarik yöntemleri, Türkiye'de de benzer çevrimiçi platformların gündeme gelmesine neden olabilir. Ancak mevcut yasal düzenlemeler ve Sağlık Bakanlığı'nın denetimleri, bu tür bir modelin uygulanmasını şimdilik zorlaştırıyor. Türkiye'nin, AB'ye uyum sürecinde kadın sağlığı standartlarını yükseltme çabaları göz önüne alındığında, ABD'deki bu kararın takip edilmesi stratejik önem taşıyor.