Kaliforniya'daki seçim yetkilileri, postayla gönderilen çok sayıda son dakika oyu ve eyaletin geleneksel olarak yavaş işleyen oy sayma sistemi nedeniyle, sıkı yarışların galibinin belirlenmesinin haftalar sürebileceği uyarısında bulunuyor. En kritik yarışlardan biri olan valilik seçimi, bu aksaklıktan doğrudan etkilenecek. Uzmanlar, özellikle son dakika posta oylarının akını ve eyaletin parçalı sayım yapısının süreci daha da yavaşlattığını belirtiyor. Bu durum, hem adaylar hem de seçmenler için belirsizlik yaratırken, seçim güvenliği tartışmalarını da yeniden alevlendiriyor.
Sistem neden yavaş?
Kaliforniya, seçmen kaydı ve oy pusulası dağıtımı konusunda oldukça geniş bir esnekliğe sahip. Seçmenler, seçim gününe kadar kaydolabiliyor ve oy pusulalarını seçim günü mesai bitimine kadar postayla gönderebiliyor. Bu, katılımı artırsa da, sayım sürecini önemli ölçüde karmaşıklaştırıyor. Eyaletin 58 ilçesinin her biri farklı sayım prosedürleri ve ekipmanları kullanıyor. Birçok ilçe, zarf üzerindeki imzanın doğrulanmasından, oyun geçerli sayılmasına kadar bir dizi manuel adım gerektiriyor. Ayrıca, bazı ilçelerde kullanılan eski tarama makineleri, yoğunluk karşısında yetersiz kalıyor. Eyalet yasaları, sayımı hızlandırmak için ön işleme izin verse de, tüm ilçeler bu imkandan etkin şekilde yararlanamıyor.
Los Angeles County gibi büyük ilçelerde, milyonlarca posta oyunun işlenmesi günler alabiliyor. Son seçimlerde, Kaliforniya'daki oyların yüzde 80'inden fazlası posta yoluyla kullanıldı. Bu oran, 2020 başkanlık seçimlerinde de benzerdi ve sonuçların açıklanması haftaları bulmuştu. Uzmanlar, bu durumun özellikle dar farkla kazanılan yarışlarda seçmen güvenini zedelediğini vurguluyor. Adaylar, sayım sürecine itiraz edebiliyor ve bu da yasal süreçleri başlatarak daha fazla gecikmeye yol açabiliyor.
Siyasi ve toplumsal yansımalar
Yavaş sayım, yalnızca teknik bir sorun değil; aynı zamanda siyasi bir tartışma konusu. Cumhuriyetçiler, uzun süren sayımın seçim güvenliği konusunda şüphe uyandırdığını iddia ederken, Demokratlar bu sistemin katılımı artırdığını ve seçmenlerin oy kullanmasını kolaylaştırdığını savunuyor. Eyalet genelinde, özellikle kritik senato ve temsilciler meclisi yarışlarında, sonuçların gecikmesi ulusal düzeyde de yankı uyandırabilir. Eğer Kaliforniya'daki seçim sonuçları geç açıklanırsa, federal düzeyde güç dengesi üzerinde etkili olabilir. Bu gecikme, ayrıca seçim propagandası ve dezenformasyon için de uygun bir zemin hazırlıyor. Sosyal medyada, sayım sürecine dair asılsız iddialar dolaşabiliyor ve bu da toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya'daki oy sayma sorunları, Türkiye'nin seçim sistemine dair bazı çıkarımlara olanak tanıyor. Türkiye, yüksek katılımlı seçimlerde hızlı ve güvenilir sonuç alma konusunda köklü bir deneyime sahip. Yurt dışı seçmen oylarının sayımı ve geçici sonuçların kısa sürede açıklanması, Türkiye'nin seçim güvenliği konusundaki başarısını ortaya koyuyor. Kaliforniya örneği, merkezi olmayan ve parçalı seçim yönetiminin demokratik meşruiyete nasıl zarar verebileceğini gösteriyor. Türkiye, YSK gibi merkezi bir otoriteyle bu tür sorunların önüne geçerken, seçmen katılımını artırmak için dijital çözümleri de tartışıyor. ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin seçim sisteminin güçlü yönlerini teyit ederken, olası reformlar için de bir referans oluşturuyor. Ayrıca, küresel demokratik standartlar bağlamında, seçim sonuçlarının zamanında açıklanmasının önemini bir kez daha hatırlatıyor.