Kaliforniya’nın tek kullanımlık plastik ambalajları aşamalı olarak kaldırmayı hedefleyen çığır açıcı yasası, kimya endüstrisinin tepkisini çekerken çevre grupları da yasanın yetersiz olduğunu savunuyor. ABD’nin en kalabalık eyaleti olan Kaliforniya’nın 2022’de kabul ettiği ve 2024’te yürürlüğe giren yasa, plastik üreticilerini 2032 yılına kadar tüm tek kullanımlık ambalajların yüzde 65’ini geri dönüştürmek veya kompost haline getirmekle yükümlü kılıyor. Ancak yasanın uygulanmasına yönelik yönetmelikler henüz tamamlanmamışken, 17 eyalet Kaliforniya’yı mahkemeye vermeye hazırlanıyor.
Plastik yasasının arka planı ve tartışmalar
Kaliforniya’nın plastik atık yönetimi yasası (SB 54), Amerikan Kimya Konseyi (ACC) ve diğer endüstri gruplarının şiddetli muhalefetiyle karşı karşıya. ACC, yasanın eyaletler arası ticareti engellediğini ve Anayasa’nın Ticaret Maddesi’ni ihlal ettiğini öne sürüyor. Buna karşılık Kaliforniya Çevre Koruma Ajansı, yasanın eyalet sınırları içindeki atık yönetimine odaklandığını ve ticareti kısıtlamadığını savunuyor.
Çevre örgütleri ise yasanın çok zayıf olduğu görüşünde. Greenpeace, yasanın plastik üretimini azaltmak yerine geri dönüşüm hedefleri koyduğunu ve bunun da sorunu çözmediğini belirtiyor. Ayrıca yasa, plastik şişe kapakları ve etiketleri gibi bazı ürünleri kapsam dışı bırakıyor. “Kaliforniya, plastik krizine karşı cesur adım atmak yerine endüstrinin istediği gibi bir yasa çıkardı” diyen aktivistler, eyaletin plastik atık azaltma hedeflerinin gerçekçi olmadığını iddia ediyor.
Yasaya karşı açılan davanın öncülüğünü yapan Teksas, Louisiana, Indiana gibi eyaletler ise Kaliforniya’nın kendi ekonomik standartlarını diğer eyaletlere dayatmaya çalıştığını savunuyor. Cumhuriyetçi başsavcıların öncülüğünde hazırlanan dava dilekçesinde, yasanın “ABD içi ticarette haksız engeller yarattığı” ifade ediliyor. Hukuk uzmanlarına göre dava, eyaletler arası ticaretin düzenlenmesi konusunda federal hükümetin yetkisine müdahale anlamına gelebileceği için Anayasa Mahkemesi’ne kadar gidebilir.
Bölgesel ve küresel etkileri
Bu hukuki mücadele, ABD’de plastik atık yönetimi konusunda eyaletler arasındaki derin bölünmeyi gözler önüne seriyor. Doğu Yakası ve Batı Yakası eyaletleri plastik kullanımını sınırlama eğilimindeyken, Orta Batı ve Güney eyaletleri endüstriyel çıkarları ön planda tutuyor. Kaliforniya’nın yasası, New York, Washington ve Oregon gibi diğer eyaletlerin benzer yasalar çıkarmasına da ilham kaynağı olmuştu. Bu nedenle davanın sonucu, ABD genelinde plastik düzenlemelerinin geleceğini belirleyecek bir emsal teşkil edebilir.
Küresel ölçekte ise Birleşmiş Milletler, 2024 sonuna kadar bağlayıcı bir plastik anlaşması imzalanması için çalışmalarını sürdürüyor. Kaliforniya’nın yasası, bu uluslararası müzakerelerde ABD’nin tavrını etkileyebilecek bir test vakası olarak görülüyor. Çin, Hindistan ve AB ülkeleri de plastik atık yönetimine yönelik düzenlemelerini sıkılaştırırken, Kaliforniya’daki gelişmeler küresel plastik ticaretine yansıyacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya’daki plastik yasağı ve ardından gelen davalar, Türkiye’nin plastik atık yönetimi politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye, Avrupa Birliği’nin tek kullanımlık plastik yasağına uyum sürecinde benzer düzenlemeleri hayata geçirirken, ABD’deki hukuki mücadele, plastik yasaklarının uluslararası ticaret hukuku açısından yaratabileceği sorunlara işaret ediyor. Ayrıca Türkiye’nin plastik atık ithalatı, Kaliforniya gibi eyaletlerin katı düzenlemeleri nedeniyle yeni pazarlar bulma stratejilerini etkileyebilir.