Pazartesi günü yayımlanan bir rapor, dünya genelindeki kahve üretiminin büyük ölçüde pestisitlere bağımlı olduğunu ve bu durumun milyonlarca tarım işçisini zararlı kimyasallara maruz bırakırken, ihraç edilen kahve çekirdeklerinde de pestisit kalıntıları tespit edildiğini ortaya koydu. Raporda, kahve endüstrisinde kullanılan tarım ilaçlarının hem insan sağlığı hem de çevre üzerinde ciddi tehditler oluşturduğu vurgulanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Söz konusu rapor, sivil toplum kuruluşları ve çevre örgütleri tarafından hazırlanan kapsamlı bir çalışmanın ürünü. Rapora göre, kahve üretiminde kullanılan pestisitlerin büyük bir kısmı, Avrupa Birliği ve ABD gibi büyük pazarlarda yasaklanmış ya da sıkı denetime tabi tutulan kimyasallardan oluşuyor. Ancak bu kimyasallar, başta Brezilya, Vietnam, Kolombiya ve Endonezya olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde yaygın şekilde kullanılmaya devam ediyor.
Raporda öne çıkan bir diğer nokta, kahve tarlalarında çalışan işçilerin koruyucu ekipman olmadan bu kimyasallara maruz kalması. Uzun vadede bu maruziyetin kanser, nörolojik hastalıklar ve üreme sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Tarım işçilerinin yanı sıra, kahve tüketen milyonlarca insan da fincanlarına ulaşan pestisit kalıntıları nedeniyle risk altında. Raporda, özellikle çocuklar ve hamile kadınlar için bu kalıntıların daha büyük bir tehlike oluşturduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kahve, dünyanın en çok ticareti yapılan tarım ürünlerinden biri. Küresel kahve pazarının büyüklüğü 2023 itibarıyla 200 milyar doları aşarken, sektörde yaklaşık 125 milyon insan doğrudan ya da dolaylı olarak istihdam ediliyor. Bu devasa ekonominin büyük bir kısmı, gelişmekte olan ülkelerdeki küçük ölçekli çiftçilere dayanıyor. Ancak bu çiftçiler, verimi artırmak için yoğun pestisit kullanımına yöneliyor. Rapora göre, küresel kahve üretiminde kullanılan pestisit miktarı son 20 yılda yüzde 40 arttı.
Raporun yayımlanmasının ardından, başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülke, kahve ithalatında pestisit kalıntılarına yönelik denetimleri sıkılaştırma sinyali verdi. AB, 2025'ten itibaren ithal kahvede yasaklı pestisitlerin sıfır toleransla denetleneceğini açıkladı. Bu durum, başta Latin Amerika ve Güneydoğu Asya olmak üzere birçok üretici ülkeyi zor durumda bırakabilir. Uzmanlar, sürdürülebilir tarım uygulamalarına geçişin hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kişi başına yıllık yaklaşık 1,5 kilogram kahve tüketimiyle küresel ortalamanın altında olsa da, özellikle büyükşehirlerde kahve tüketimi hızla artıyor. Türkiye'nin kahve ihtiyacının neredeyse tamamını ithal etmesi, bu raporu doğrudan ilgilendiriyor. İthal edilen kahvelerdeki pestisit kalıntıları, Türk tüketiciler için potansiyel bir sağlık riski oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, tarımda pestisit kullanımı konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya olan bir ülke; bu rapor, yerel tarım politikalarında da gözden geçirme ihtiyacını hatırlatıyor.