Yeni yayımlanan bir rapora göre, 2025 yılında kadın tenisçilere yönelik çevrimiçi taciz endişe verici boyutlara ulaştı. Profesyonel kadın tenisçiler, maçları sırasında ve sonrasında sosyal medya platformlarında toplam 12.000 saldırgan mesaj aldı. Bu sayı, bir önceki yıla göre %15’lik bir artışa işaret ediyor. Rapor, Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) ve Kadın Tenis Birliği (WTA) iş birliğiyle hazırlandı. Taciz mesajlarının büyük çoğunluğu cinsiyetçi ve ırkçı söylemler içeriyor. En fazla hedef alınan tenisçiler arasında Amerikalı yıldız Serena Williams, Japon Naomi Osaka ve Çek Petra Kvitova yer alıyor. Rapora göre, bu tür mesajların neredeyse yarısı büyük turnuvalar sırasında gönderilirken, geri kalanı tenisçilerin özel hayatlarına dair paylaşımlarına yönelik oldu.
Artan Çevrimiçi Taciz ve Sporun Yüzü
Raporda, kadın tenisçilerin yıl boyunca karşılaştığı çevrimiçi tacizin boyutları ayrıntılı olarak ele alındı. 2025 yılı içerisinde yapay zeka destekli tarama araçları kullanılarak tespit edilen 12.000 saldırgan mesajın, aslında buzdağının sadece görünen yüzü olduğu belirtiliyor. Zira, çoğu mesaj tespit edilmeden önce siliniyor veya platformlar tarafından kaldırılıyor. Kadın tenisçilerin, erkek meslektaşlarına kıyasla ortalama 8 kat daha fazla nefret söylemine maruz kaldığı ifade ediliyor. Özellikle tenis dünyasının yükselen yıldızı Coco Gauff, bu duruma karşı sesini yükselterek, sosyal medya şirketlerini daha etkili önlemler almaya çağırdı. Raporda, taciz mesajlarının en yoğun olduğu dönemin Wimbledon ve Fransa Açık Tenis Turnuvası gibi büyük organizasyonlar olduğu vurgulanıyor. Tenis otoriteleri, bu durumla başa çıkmak için yeni bir izleme sistemi kurulması ve oyunculara psikolojik destek sağlanması yönünde adımlar atıldığını duyurdu.
Küresel Çapta Cinsiyetçi Saldırılar ve Dijital Şiddet
Kadın tenisçilere yönelik çevrimiçi taciz, küresel ölçekte kadın sporcuların karşılaştığı dijital şiddetin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Raporda, sadece teniste değil, futbol, basketbol ve voleybol gibi branşlarda da kadın sporcuların benzer saldırılara maruz kaldığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin verilerine göre, çevrimiçi taciz, kadın sporcuların kariyerlerini olumsuz etkiliyor ve birçoğunu sosyal medyadan uzaklaşmaya itiyor. 2025 yılında, özellikle Avustralya Açık ve ABD Açık gibi turnuvalar sırasında kadın tenisçilere yönelik saldırıların arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, bu durumun sporun toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinde yarattığı olumsuz etkilere dikkat çekiyor. Ayrıca, sosyal medya şirketlerinin nefret söylemiyle mücadelede yetersiz kaldığı eleştiriliyor. Raporda, tenis federasyonlarının ve spor otoritelerinin, oyuncuları korumak için daha sıkı yasal düzenlemeler talep ettiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de kadın sporcular, özellikle tenis, voleybol ve basketbolda başarılı performanslarıyla öne çıkarken, çevrimiçi taciz sorunuyla da karşı karşıya kalıyor. Türkiye Tenis Federasyonu, benzer durumların önüne geçmek için ulusal bir izleme sistemi kurmayı ve sporculara dijital güvenlik eğitimi vermeyi planlıyor. Rapordaki veriler, Türkiye’deki kadın sporcuların da küresel eğilimlerden etkilendiğini ve uluslararası arenada benzer tacizlerle karşılaşma riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin spor diplomasisi ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları açısından önem arz ediyor. Türkiye, kadın sporcuların korunması için yasal düzenlemeleri güçlendirmeli ve uluslararası iş birliğine katkı sağlamalıdır.