JPMorgan Asset Management'ın küresel sabit getirili varlıklar başkanı Bob Michele, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizini beklendiği gibi değiştirmeme kararı almasının ardından, para politikası kurulunda faiz artırımı yönünde eğilimin güçlendiğini söyledi. Michele, Bloomberg Television'da katıldığı "The Fed Decides" programında, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) kararının ardından yaptığı değerlendirmede, komite üyeleri arasında gelecekteki faiz adımlarına ilişkin görüş ayrılıklarının belirginleştiğini ve bu ayrışmanın piyasalar tarafından yakından izlendiğini vurguladı.
Fed'in Kararı ve Şahin Üyelerin Etkisi
ABD Merkez Bankası, Çarşamba günü sona eren iki günlük toplantısının ardından politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tuttu. Bu karar, piyasa katılımcılarının büyük çoğunluğunun beklentisiyle uyumlu olsa da, karar metnindeki ifadeler ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın basın toplantısındaki açıklamaları, yetkililerin enflasyonla mücadelede temkinli bir duruş sergilemeye devam edeceklerine işaret etti. Özellikle son dönemde gelen güçlü istihdam verileri ve yapışkan hizmet enflasyonu, bazı Fed üyelerinin faiz artırımına yeniden başlanması gerektiği yönündeki görüşlerini güçlendirmiş durumda.
Michele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Komite içinde faiz indirimine yönelik sabırsızlananlar kadar, daha da sıkılaştırma yapılması gerektiğini düşünen şahin üyeler de var. Bu ayrışma, gelecek toplantılarda daha yüksek bir faiz patikasının mümkün olabileceğine dair sinyaller veriyor" ifadelerini kullandı. JPMorgan'ın üst düzey yöneticisi, özellikle enflasyonun hedef olan yüzde 2 seviyesine düşüşünün yavaşladığı bir ortamda, Fed'in faiz indirimine başlamak için acele etmeyeceğini, aksine mevcut kısıtlayıcı politikayı daha uzun süre sürdürme eğiliminde olabileceğini belirtti.
Bloomberg TV'deki programa yansıyan analizlere göre, Michele'in yorumları, yatırımcıların Fed'in bir sonraki hamlesine ilişkin belirsizliklerini artırıyor. Geçtiğimiz haftalarda açıklanan enflasyon verileri, tüketici fiyatlarının beklenenden daha yavaş arttığını gösterse de, çekirdek enflasyonun yüksek seyretmesi, merkez bankasının elini kolunu bağlamış durumda. Bu nedenle, Michele'e göre Fed'in faiz indirimine gitmesi için enflasyonun kalıcı bir şekilde düştüğüne dair çok daha net kanıtlar görmesi gerekecek.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Fed'in kararının ardından küresel piyasalarda dalgalı bir seyir izlendi. Dolar endeksi, kararın ardından hafif bir yükseliş kaydederken, ABD Hazine tahvil getirileri özellikle kısa vadeli vadelerde artış gösterdi. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratırken, yatırımcıların risk iştahını da azalttı. Avrupa ve Asya borsalarında satış ağırlıklı bir işlem hacmi gözlemlenirken, altın fiyatları ise yatay bir seyir izledi.
Uzmanlar, Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutmasının küresel büyüme üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yüksek borçluluk oranına sahip gelişmekte olan ülkeler, güçlü dolar ve yüksek ABD faizlerinden olumsuz etkileniyor. Türkiye gibi ülkelerde ise bu durum, döviz kuru üzerinde baskı oluşturabilir ve ithalat fiyatlarını yükseltebilir. Ancak Türkiye'nin uyguladığı politikalar, bu tür dış şoklara karşı bir miktar tampon sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in şahin tutumunu sürdürmesi, Türkiye ekonomisi için iki yönlü bir etki oluşturuyor. Bir yandan, yüksek ABD faizleri gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir ve Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını artırabilir. Diğer yandan, Türkiye'nin ihracatçıları için doların güçlenmesi rekabet avantajı sağlayabilir. Ancak, enflasyonla mücadele eden Türkiye'de, küresel faizlerin yüksek seyretmesi, merkez bankasının para politikasında daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkılaştırma adımlarının sürmesi beklenirken, Fed'in faiz indirimlerine geç başlaması, TCMB'nin elini rahatlatacak bir ortam yaratmayabilir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırmak için yapısal reformlara hız vermesi kritik önem taşıyor.