JPMorgan Asset Management portföy yöneticisi Priya Misra, Bloomberg televizyonunda Anna Edwards'a verdiği demeçte, ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizinin kısa süre içinde tırmanışını durdurmasını beklediğini söyledi. Misra, aynı zamanda Federal Reserve (Fed) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) bu hafta açıklayacağı faiz kararlarına ilişkin öngörülerini paylaştı. Açıklamalar, küresel piyasaların merkez bankalarının para politikası adımlarını beklediği kritik bir haftada geldi.
Faiz Artışının Sınırına Yaklaşılıyor
Priya Misra, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin son dönemdeki yükselişinin ardından bu seviyelerden daha fazla artmayacağını düşünüyor. Misra'ya göre, piyasa oyuncuları Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığını fiyatlıyor. Özellikle enflasyon verilerindeki yavaşlama sinyalleri ve ekonomik aktivitedeki ılımlı seyir, tahvil faizlerinin zirve yapma olasılığını güçlendiriyor. Misra, tahvil piyasasının Fed'in gelecek adımlarını şimdiden büyük ölçüde yansıttığını belirtti.
JPMorgan yöneticisi, Fed'in bu haftaki toplantısında faiz oranlarını sabit tutmasını bekliyor. Ancak, Fed Başkanı Jerome Powell'ın basın toplantısındaki mesajlarının piyasa yönü açısından belirleyici olacağını vurguladı. Misra, Fed'in enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdüreceğini ancak ekonominin soğumasına izin vermeyecek bir denge gözeteceğini ifade etti.
BOJ Kararı ve Küresel Etkileri
Misra, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) bu hafta açıklayacağı faiz kararının da küresel piyasalar için önemli olduğunu belirtti. BOJ'un uzun süredir devam eden ultra gevşek para politikasında değişikliğe gitme ihtimali, Japon yeninde ve küresel tahvil piyasalarında dalgalanma yaratabilir. Misra, BOJ'un kontrollü bir şekilde politikasını normale döndürebileceğini, ancak bunun ani olmayacağını öngörüyor.
Piyasalar, Fed'in faiz kararının yanı sıra BOJ'un olası adımlarını da yakından takip ediyor. Japonya'nın para politikasındaki herhangi bir değişiklik, özellikle taşıma ticareti (carry trade) pozisyonları üzerinden küresel likiditeyi etkileyebilir. Misra, bu durumun gelişmekte olan piyasalar için risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD 10 yıllık tahvil faizinin seyri ve Fed'in para politikası kararları, Türkiye ekonomisi ve finansal piyasaları için doğrudan önem taşıyor. Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırması veya yavaşlatması, küresel risk iştahını artırarak gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını destekleyebilir. Bu durum, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı ve TL üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ayrıca, ABD tahvil faizlerindeki düşüş eğilimi, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini olumlu etkileyebilir. Ancak, BOJ'un politikasında beklenmedik bir sıkılaşma, küresel likidite koşullarını sıkılaştırarak Türkiye gibi ülkelerden sermaye çıkışına yol açabilir. Bu nedenle, bu haftaki merkez bankası kararları Türkiye piyasaları için de yakından izlenmeli.