Güney Afrika'nın en zengin şehri Johannesburg'un belediye başkanlığı için yarışan deneyimli muhalefet siyasetçisi Helen Zille, kentin hızla kötüleşen altyapı, artan suç oranları ve çöken belediye hizmetleri karşısında çözümün kendisi olduğunu savunuyor. Ancak 73 yaşındaki beyaz bir siyasetçinin, nüfusunun büyük çoğunluğu siyah olan bir kente liderlik etmeye aday olması, ülkede ırk temelli siyasi ayrışmaları yeniden gündeme getirdi. Zille, 2009-2019 yılları arasında Batı Kap bölgesinin başbakanlığını yapmış, Demokratik İttifak (DA) partisinin önde gelen isimlerinden biri.
Gelişmenin arka planı
Johannesburg, Güney Afrika'nın ekonomik kalbi olarak kabul edilse de son yıllarda ciddi sorunlarla boğuşuyor. Şehirde elektrik kesintileri, su sıkıntısı, kanalizasyon taşmaları ve sokak aydınlatması eksikliği gibi temel hizmet sorunları giderek yaygınlaşıyor. 2022 verilerine göre kentte işsizlik oranı yüzde 34'ü aşarken, cinayet oranları son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Afrika Ulusal Kongresi (ANC) liderliğindeki belediye yönetimi, yolsuzluk ve etkisiz yönetim nedeniyle yoğun eleştiri alıyor.
Helen Zille, 7 milyonu aşkın nüfusuyla Güney Afrika'nın en büyük şehri olan Johannesburg'da, DA'nın adayı olarak yarışıyor. Zille, 'Bu şehri çöküşten kurtarmak için gereken siyasi irade ve deneyime sahibim' diyerek kampanyasını sürdürüyor. Ancak rakipleri, Zille'in ırkçı geçmişine dikkat çekiyor. 2017'de sömürgeciliğin bazı yönlerini öven tweetleri nedeniyle tepki çeken Zille, daha sonra özür dilemek zorunda kalmıştı. Seçim anketleri, DA'nın Johannesburg'da ANC'ye karşı avantajlı olmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Johannesburg'daki seçim sonucu, sadece kentin değil, Güney Afrika'nın siyasi geleceği açısından da kritik önem taşıyor. ANC'nin 1994'te apartheid sonrası iktidara gelmesinden bu yana ilk kez büyük bir şehirde belediye başkanlığını kaybetme riski bulunuyor. 2021 yerel seçimlerinde DA, Johannesburg'un da aralarında olduğu birçok büyükşehir belediyesinde koalisyon ortağı olarak yönetimde yer almıştı. Ancak koalisyon hükümetleri istikrarsızlıkla anılıyor.
Ülke genelinde ekonomik durgunluk ve yüksek işsizlik, ANC'ye olan desteği zayıflatırken, radikal sol parti Ekonomik Özgürlük Savaşçıları (EFF) popülaritesini artırıyor. EFF lideri Julius Malema, Zille'in adaylığını 'beyaz üstünlüğünün bir yeniden dirilişi' olarak nitelendirdi. Uluslararası gözlemciler, Johannesburg seçimlerinin 2024 genel seçimleri öncesinde önemli bir barometre olduğunu belirtiyor. Güney Afrika'nın BRICS üyesi olarak küresel ekonomideki rolü ve kıtadaki lider konumu düşünüldüğünde, Johannesburg'un yönetim biçimi diğer Afrika şehirlerine de örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika, Türkiye'nin Afrika açılımı stratejisinde önemli bir ortak. Johannesburg'da yaşanacak siyasi değişim, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımlarını doğrudan etkileyebilir. Şu anda Türk inşaat firmaları ve lojistik şirketleri, Güney Afrika'nın en büyük ekonomik merkezi olan Johannesburg'da aktif rol oynuyor. Belediye yönetimindeki istikrarsızlık veya politika değişiklikleri, bu yatırımların geleceğini belirsizleştirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ile ticaret hacminin artırılması hedefi doğrultusunda, Johannesburg'un yönetim kalitesi ve altyapı yatırımları kritik önem taşıyor. Seçim sonuçları, Türk dış politikasının Afrika kıtasındaki angajmanı için bir gösterge olacaktır.