Japonya'da bu yılın ilk yarısında gerçekleştirilen halka arz (IPO) sayısı 15 yılın en düşük seviyesine indi. Tokyo Borsası'nın rekor seviyelere yükselmesine rağmen, şirketlerin yeni hisse senedi ihraç etme konusundaki isteksizliği dikkat çekiyor. Analistler, yılın ikinci yarısında da hızlı bir toparlanma beklemediklerini ifade ediyor. Bu durum, Japonya'nın bir zamanlar dinamik olan halka arz piyasasının yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Tokyo Borsası Rekor Kırarken Halka Arz Piyasası Neden Durgun?
Japonya'nın ana hisse senedi endeksi Nikkei 225, Mart ayında tarihi zirvesi olan 40.000 puanın üzerine çıktı. Bu yükseliş, kurumsal kârların güçlü olması ve Japon Merkez Bankası'nın (BOJ) ultra gevşek para politikasını sürdürmesiyle desteklendi. Ancak buna rağmen, halka arz piyasasında bir canlanma yaşanmadı. İlk altı ayda gerçekleştirilen halka arz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %30'dan fazla düşüşle 30'un altında kaldı. Bu, 2009 yılından bu yana görülen en düşük sayı.
Uzmanlar, durgunluğun nedenleri arasında, şirketlerin piyasa koşullarına güvenmemesi, kurumsal yönetişim reformlarının getirdiği ek yükümlülükler ve girişim sermayesi çıkışlarındaki yavaşlamayı sayıyor. Özellikle teknoloji şirketlerinin halka arz konusunda temkinli davrandığı belirtiliyor. Japonya'da halka arz sürecinin karmaşık ve maliyetli olması da bir başka engel. Ayrıca, birçok şirket, mevcut borsa değerlemelerinin yeterince cazip olmadığını düşünüyor.
Örneğin, bu yılın en büyük halka arzlarından biri olan SBI Holdings'in kripto para birimi iştiraki SBİ VC Trade, beklentilerin altında bir değerlemeyle işlem görmeye başladı. Bu durum, diğer şirketlerin halka arz planlarını ertelemesine yol açtı. Bank of America Merrill Lynch ve Goldman Sachs gibi yatırım bankaları, Japon halka arz piyasasındaki işlem hacimlerinin bu yıl üçte bir oranında daraldığını bildiriyor.
Küresel Bağlamda Japonya Halka Arz Piyasası
Japonya'nın halka arz piyasasındaki durgunluk, küresel trendlerle de uyumlu. Dünya genelinde halka arz sayıları, yüksek faiz oranları ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle 2022'den bu yana düşüş eğiliminde. Ancak Japonya'daki düşüş, gelişmiş ülkeler arasında en belirgin olanlardan biri. Karşılaştırma yapmak gerekirse, ABD'de bu yılın ilk yarısında 50'den fazla halka arz gerçekleşirken, Avrupa'da da benzer bir canlanma yaşanıyor. Asya'da ise Güney Kore ve Hindistan piyasaları nispeten daha aktif.
Japonya'nın halka arz piyasasındaki bu durgunluk, ülkenin yeniden canlanan ekonomisine rağmen yapısal sorunlarının devam ettiğini gösteriyor. Özellikle teknoloji girişimlerinin ve yeni nesil şirketlerin halka açılma konusunda isteksiz olması, Japonya'nın inovasyon ekosistemini olumsuz etkileyebilir. Tokyo Borsası, yeni şirketleri çekmek için reformlar yapmasına rağmen, somut sonuçlar henüz alınamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki halka arz durgunluğu, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de de son yıllarda Borsa İstanbul'da halka arz sayıları artmasına rağmen, piyasa dalgalanmaları ve yüksek enflasyon gibi faktörler yatırımcı güvenini olumsuz etkiliyor. Japonya örneği, güçlü bir borsa performansının tek başına halka arzları canlandırmaya yetmediğini, bunun için kurumsal yönetişim, düzenleyici kolaylıklar ve makroekonomik istikrar gibi koşulların bir arada bulunması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin, özellikle teknoloji girişimlerini halka arz konusunda teşvik etmek için Japonya'daki deneyimlerden yararlanması mümkün.