Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ve Merkez Bankası (BOJ) Başkanı Kazuo Ueda, yenin aşırı değer kaybına karşı “kararlı adım” atılacağı uyarısını yineledi. Dolar karşısında 150 yen seviyesine dayanan döviz kuru, Tokyo yönetimini harekete geçirdi. Suzuki, “Spekülatif hareketlere karşı gerekirse müdahale dahil tüm seçenekler masada” ifadelerini kullandı. Ueda ise faiz artırımına gidilmesi durumunda yenin güçleneceğini ancak enflasyon hedefi için daha fazla veri gerektiğini belirtti.
Arka Plan: Yen Neden Zayıflıyor?
Japonya ekonomisi, uzun süredir devam eden düşük faiz politikası nedeniyle yenin değer kaybettiği bir dönemden geçiyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) faizleri yükseltirken BOJ’un negatif faiz politikasını sürdürmesi, yenin diğer para birimleri karşısında zayıflamasına yol açtı. Özellikle dolar/yen paritesi, 2022’de 151 seviyesini görerek 32 yılın zirvesine çıkmış, Japonya o dönemde tarihi bir müdahale ile 9 trilyon yen (60 milyar dolar) harcamıştı. Ekonomistler, mevcut durumda 150 seviyesinin psikolojik bir eşik olduğunu ve bu seviyenin aşılması durumunda yeni bir müdahalenin kaçınılmaz olabileceğini vurguluyor. Öte yandan, enflasyonun %2 hedefinin üzerinde seyretmesi (çekirdek TÜFE %3,1) BOJ’u faiz artırımına zorlarken, ekonomik büyümenin yavaşlaması yetkilileri iki farklı politika arasında sıkıştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya’da Dalgalanma Riski
Yenin zayıflaması, Asya’nın diğer büyük ekonomileri üzerinde de baskı yaratıyor. Güney Kore wonu ve Çin yuanı da dolar karşısında değer kaybederken, Japonya’nın olası müdahalesi bölgede kur savaşlarını tetikleyebilir. Uzmanlar, bu durumun küresel ticaret dengesizliklerini artırabileceği ve özellikle enerji ithalatçısı olan Japonya’nın ithalat maliyetlerini yükselterek enflasyonu daha da körükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Japon şirketlerinin yurtdışı yatırımlarından elde ettiği kârlar yen bazında artsa da, yerli üreticiler hammadde fiyatlarındaki artışla mücadele ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya’nın yen politikası, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de küresel döviz piyasalarındaki dalgalanmalar Türk Lirası üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir. Güçlü dolar ve zayıflayan yen, gelişmekte olan ülke para birimlerinin daha kırılgan hale gelmesine neden olabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Japonya ile ticaret hacmi (2023’te yaklaşık 4 milyar dolar) göz önüne alındığında, yenin değer kaybı Türk ihracatçıları için Japonya pazarında fiyat avantajı yaratırken, ithalat maliyetlerini düşürebilir. Bununla birlikte, BOJ’un faiz artırımı yönünde adım atması, gelişmiş ülke merkez bankalarının sıkılaşma döngüsüne katılması anlamına gelebilir ve bu durum küresel likiditeyi daraltarak Türkiye gibi ülkelerin dış finansmanını zorlaştırabilir.