Japonya, geçen yıl ülkede 2 milyar doları aşan rekor düzeydeki dolandırıcılık vakalarına karşı sıra dışı bir silah geliştirdi: Yapay zeka destekli polis şefi “AIko”. Genç bir kadın sesine, dost canlısı bir yüze ve polis şefi rozetine sahip olan AIko, dolandırıcılık mağdurlarını uyarmak ve farkındalık yaratmak için tasarlandı. İsmi, yapay zeka anlamına gelen “artificial intelligence”ın kısaltması AI ile Japoncada “çocuk” anlamına gelen “ko” hecesinin birleşiminden oluşuyor. Japon Polis Teşkilatı, AIko’yu özellikle yaşlı nüfusu hedef alan telefon ve çevrimiçi dolandırıcılık yöntemlerine karşı bir önlem olarak tanıttı.
Dolandırıcılıkta rekor yıl: 2 milyar dolar
Japonya Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2024 yılında ülkede dolandırıcılık kaynaklı zarar 300 milyar yeni (yaklaşık 2 milyar dolar) aşarak tarihi bir rekora ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 30 artış gösterdi. Özellikle telefon dolandırıcılığı ve sahte yatırım reklamları, mağdurların çoğunlukla 60 yaş üstü vatandaşlar olduğu vakalarda başı çekiyor. Dolandırıcılar, genellikle kendilerini polis memuru, banka görevlisi veya aile üyesi olarak tanıtarak kurbanlardan para veya kişisel bilgilerini talep ediyor. AIko'nun devreye girmesiyle, polis şüpheli aramaları tespit edip vatandaşları doğrudan AIko'nun sesli ve görüntülü uyarılarıyla bilgilendirmeyi hedefliyor.
AIko nasıl çalışıyor?
AIko, büyük dil modelleri ve ses tanıma teknolojisi kullanarak dolandırıcılık girişimlerini analiz ediyor. Vatandaşlara gelen şüpheli çağrıları izleyen sistem, bir dolandırıcılık şüphesi saptadığında AIko’yu devreye sokuyor. AIko, ekranlarda beliren dost canlısı yüzü ve sakin sesiyle kişiye “Bu arama bir dolandırıcılık girişimi olabilir, lütfen kişisel bilgilerinizi paylaşmayın” gibi uyarılar yapıyor. Sistem, özellikle Japonya'nın kırsal bölgelerinde yaşayan ve teknolojiye daha az hakim olan yaşlı nüfus için tasarlanmış durumda. Polis yetkilileri, AIko’nun zamanla daha fazla dil ve diyalekt öğrenerek kapsama alanını genişleteceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya’nın bu girişimi, Asya-Pasifik bölgesinde artan siber dolandırıcılık ve yaşlı nüfusu hedef alan suçlarla mücadelede önemli bir örnek teşkil ediyor. Güney Kore, Tayvan ve Singapur gibi benzer yaşlı nüfus oranına sahip ülkeler, Japonya'nın AIko deneyimini yakından takip ediyor. Küresel ölçekte ise dolandırıcılık kaynaklı kayıpların 2025 yılı itibarıyla 10 trilyon doları aşması bekleniyor. Yapay zeka tabanlı önleme sistemleri, geleneksel polis yöntemlerine kıyasla daha hızlı ve etkili bir çözüm sunuyor. Ancak uzmanlar, AIko'nun mahremiyet ve veri güvenliği konularında yeni riskler yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca yapay zekanın dolandırıcılığı tespit başarısı, kullanılan veri setlerinin kalitesine ve güncelliğine bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde telefon ve çevrimiçi dolandırıcılık vakalarında artış yaşarken, özellikle yaşlı nüfusu hedef alan suçlara karşı yapay zeka tabanlı çözümler geliştirilebilir. Japonya'nın AIko deneyimi, Türkiye’deki kolluk kuvvetleri ve teknoloji firmaları için bir referans olabilir. Türkiye’nin genç nüfusu ve artan dijitalleşme oranı, dolandırıcılıkla mücadelede yapay zeka kullanımı için uygun bir zemin sunuyor. Ayrıca bu tür uygulamalar, Türkiye’nin milli güvenlik ve kamu düzeni stratejileri kapsamında siber suçlarla mücadelede etkinlik artırabilir. Bölgesel olarak, benzer dolandırıcılık modellerinin görüldüğü Ortadoğu ve Avrupa pazarlarında Türkiye, bu teknolojiyi ihraç ederek dış politikada yumuşak güç unsuru olarak kullanabilir.