Japonya, Rusya'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başkanı Tomoko Akane ve mahkemenin sekiz yetkilisi için Hollanda'dan iade talebinde bulunmasını sert bir dille eleştirdi. Japonya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, söz konusu talebin uluslararası hukuka aykırı olduğu ve mahkemenin bağımsızlığına gölge düşürmeyi amaçladığı belirtildi. Rusya'nın bu adımı, UCM'nin Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında Mart 2023'te çıkardığı tutuklama emrine karşı bir misilleme olarak değerlendiriliyor.
Rusya'nın UCM'ye yönelik misillemesi
Rusya, 2023 yılında UCM'nin Putin ve Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında Ukraynalı çocukların yasa dışı olarak Rusya'ya götürülmesi suçlamasıyla tutuklama emri çıkarmasının ardından, UCM yetkililerine yönelik soruşturma başlatmıştı. Rusya Soruşturma Komitesi, UCM Başsavcısı Karim Khan ve diğer yargıçlar hakkında 'yasadışı tutuklama kararı' verdiklerini öne sürerek ceza davası açtı. Şimdi ise Rusya, aralarında Tomoko Akane'in de bulunduğu dokuz UCM yetkilisinin iadesini talep ediyor.
Japonya hükümeti, Akane'in UCM Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini vurguladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Rusya'nın bu talebi, UCM'nin meşruiyetine yönelik bir saldırıdır ve kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Japonya, UCM'nin Roma Statüsü'ne taraf bir ülke olarak mahkemenin bağımsızlığını desteklediğini yineledi.
UCM, merkezi Lahey'de bulunan ve 123 ülkenin taraf olduğu bir uluslararası mahkeme. Rusya ise Roma Statüsü'ne taraf olmadığı gibi, UCM'nin yargı yetkisini de tanımıyor. Ancak mahkeme, üye olmayan ülkelerin vatandaşları hakkında, suçların taraf ülkelerin topraklarında işlenmesi durumunda yargı yetkisi kullanabiliyor. Ukrayna, Roma Statüsü'nü imzalamamış olsa da topraklarında işlenen suçlar için UCM'nin yargı yetkisini kabul ettiğini açıklamıştı.
Uluslararası hukuk ve diplomatik gerilim
Rusya'nın iade talebi, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Hollanda hükümeti, UCM yetkililerinin diplomatik dokunulmazlığa sahip olduğunu ve iade talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirdi. Hollanda Adalet Bakanlığı, "Rusya'nın talebi, uluslararası mahkemenin işleyişine müdahale niteliğindedir ve dikkate alınmayacaktır" açıklamasını yaptı.
Uzmanlar, Rusya'nın bu hamlesini, Batı'nın yaptırımlarına ve UCM'nin Putin hakkındaki kararına karşı bir karşı hamle olarak yorumluyor. Moskova yönetimi, UCM'nin kendisine karşı 'siyasi motivasyonlu' bir kurum olduğunu savunuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamalarda UCM'yi 'Batı'nın maşası' olmakla suçlamıştı.
Japonya'nın tutumu ise, UCM'nin en büyük finansal destekçilerinden biri olarak mahkemeye verdiği önemi gösteriyor. Japonya, 2023 yılında UCM'ye yaklaşık 30 milyon dolar katkı sağlamıştı. Tokyo yönetimi, uluslararası hukukun üstünlüğüne dayalı bir dünya düzenini savunuyor ve bu tür taleplerin uluslararası ilişkilerde kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Tomoko Akane, Mart 2024'te UCM Başkanı olarak seçilmişti. Daha önce Japonya'nın eski bir diplomatı ve uluslararası hukuk profesörü olan Akane, mahkemenin Asya'dan gelen ilk kadın başkanı unvanını taşıyor. Akane'in görev süresi boyunca mahkemenin Asya-Pasifik bölgesiyle ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UCM'nin kurucu antlaşması Roma Statüsü'ne taraf olmasa da, son yıllarda uluslararası hukuk ve adalet mekanizmalarına artan bir ilgi gösteriyor. Rusya'nın UCM yetkililerini hedef alan bu hamlesi, Türkiye'nin de zaman zaman dile getirdiği 'uluslararası kurumların siyasallaşması' tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Öte yandan Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında denge politikası izlerken, Batı ile ilişkilerinde UCM'nin rolü konusunda dikkatli bir pozisyon almak durumunda. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası ceza adaleti konusundaki tutumunu gözden geçirmesine yol açabilir. Ayrıca Japonya'nın UCM'ye verdiği destek, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki diplomatik ve ekonomik ilişkilerinde yeni bir parametre oluşturabilir.