Japonya, Okinawa'da bir ABD Deniz Piyadesi'nin cinayet şüphesiyle tutuklanmasının ardından ABD'nin Tokyo Büyükelçisi Caroline Kennedy'yi Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak resmi protestoda bulundu. Olay, Japonya'da özellikle Okinawa halkı arasında ABD askeri varlığına yönelik tepkileri yeniden alevlendirdi. Büyükelçi Kennedy, soruşturmada tam işbirliği sözü verdi.
Olayın arka planı ve tutuklama süreci
Okinawa'da geçtiğimiz günlerde kaybolan bir kadının cesedinin bulunmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında, ABD Deniz Piyadeleri'nde görevli bir asker cinayet şüphesiyle gözaltına alındı. Japon polisi, askerin olayla bağlantılı olduğunu belirterek tutukladı. Olayın ardından Japonya Dışişleri Bakanlığı, ABD Büyükelçisi Caroline Kennedy'yi bakanlığa çağırarak durumu protesto etti. Görüşmede Japon tarafı, olayın ciddiyetini vurgulayarak benzer olayların tekrarlanmaması için somut adımlar atılmasını talep etti.
Büyükelçi Kennedy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Bu trajik olaydan dolayı çok üzgünüm. Japon makamlarıyla tam işbirliği içinde çalışacağız ve adaletin yerine gelmesi için elimizden geleni yapacağız" dedi. ABD Savunma Bakanlığı da olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve Japon yetkililerle yakın temas halinde olduklarını bildirdi.
Okinawa, Japonya'nın güneyinde yer alan ve ABD askeri üslerinin yoğun olduğu bir ada. Ada nüfusunun büyük bir kısmı ABD askeri varlığından rahatsız. Özellikle 1995 yılında üç ABD askerinin bir kız çocuğuna tecavüz etmesi olayı, Okinawa'da kitlesel protestolara yol açmış ve o zamandan beri ABD askeri personelinin yol açtığı suçlar yerel halkın en önemli şikayet konularından biri olmuş durumda. Son olay, bu hassasiyeti yeniden su yüzüne çıkardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Okinawa'daki ABD askeri üsleri, ABD'nin Asya-Pasifik stratejisinde kilit bir rol oynuyor. Bölgede artan Çin etkisi ve Kuzey Kore tehdidi karşısında ABD, Japonya ile müttefiklik ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Ancak yerel halkın tepkisi, bu işbirliğini zorlaştırıyor. Japonya Başbakanı Shinzo Abe hükümeti, ABD ile savunma işbirliğini derinleştirme yanlısı bir politika izlerken, Okinawa Valisi Takeshi Onaga ise ABD üslerinin adadan çıkarılmasını veya en azından azaltılmasını savunuyor. Bu olay, Tokyo ile Washington arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir.
Olayın zamanlaması da dikkat çekici. ABD Başkanı Barack Obama'nın Japonya ziyareti ve Hiroşima'yı ziyaret etmesi beklenirken, bu tür bir olay iki ülke arasındaki olumlu havayı gölgeleyebilir. Ayrıca, Japonya'da yaz aylarında yapılacak seçimler öncesinde iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) üzerindeki baskıyı artırabilir. Muhalefet partileri, hükümetin ABD karşısında yeterince dik durmadığını eleştiriyor.
ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre, Okinawa'da yaklaşık 26 bin ABD askeri bulunuyor. Japonya'daki toplam ABD askeri varlığının yaklaşık yüzde 75'i Okinawa'da konuşlu. Bu durum, adanın ekonomik ve sosyal yapısını derinden etkiliyor. Yerel halk, askeri üslerin neden olduğu gürültü, kirlilik ve suç oranlarından şikayetçi. Japon hükümeti, üslerin bir kısmının Okinawa dışına taşınması için planlar yapsa da, bu süreç yavaş ilerliyor ve yerel talepleri tam olarak karşılamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki ABD askeri varlığı ve yerel halkla yaşanan gerilim, Türkiye'nin kendi topraklarındaki yabancı askeri üsler ve personel konusundaki tartışmalara benzer bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de zaman zaman ABD askerlerinin karıştığı olaylar veya üslerin statüsü tartışma konusu oluyor. Bu olay, müttefiklik ilişkilerinde ev sahibi ülkenin egemenlik hakları ve kamuoyu hassasiyetinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye, benzer durumlarda egemenlik ve adalet vurgusu yaparak denge politikası izliyor. Ayrıca, ABD'nin Asya'daki askeri varlığı, küresel güç dengeleri açısından Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir.