Japonya, dünyanın en hızlı yaşlanan nüfuslarından birine sahip olmanın getirdiği ekonomik ve sosyal yükü, yapay zeka (YZ) yatırımlarıyla fırsata dönüştürmeye çalışıyor. Tokyo'daki dev teknoloji şirketlerinden yeraltı ulaşım ağlarına ve yeni kurulan girişimlere kadar ülke genelinde, işgücü açığını kapatmak ve verimliliği artırmak için yapay zeka çözümleri hayata geçiriliyor. Japonya Başbakanı Kişida Fumio'nun 'Yapay Zeka Stratejisi' kapsamında, 2025 yılına kadar kamu ve özel sektörde YZ kullanımını yaygınlaştırmak için 1 trilyon yen (yaklaşık 7 milyar dolar) yatırım yapılması planlanıyor. Bu girişim, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sine denk gelen bir bütçeyle destekleniyor.
Yaşlanma krizine karşı teknolojik çözüm
Japonya'da 65 yaş üstü nüfusun oranı 2023 itibarıyla yüzde 29,3'e ulaştı ve bu oranın 2060'ta yüzde 40'a çıkması bekleniyor. Çalışan nüfusun azalması, sağlık harcamalarının artması ve emeklilik fonlarının sürdürülebilirliği gibi sorunlar, hükümeti alternatif arayışlara itiyor. Bu bağlamda, yapay zeka sadece bir teknoloji değil, aynı zamanda bir kurtarma simidi olarak görülüyor. Örneğin, Tokyo Metrosu, istasyonlarda yolcu yönlendirme ve güvenlik için YZ destekli robotlar kullanmaya başladı. Ayrıca, SoftBank Group gibi devler, yaşlı bakımı için otonom robotlar geliştiriyor. Başkent Tokyo'da bulunan 'Yapay Zeka Araştırma Merkezi', sağlık sektöründe teşhis ve tedavi süreçlerini hızlandırmak için makine öğrenimi algoritmaları üzerinde çalışıyor.
Yapay zeka girişimleri de hızla büyüyor. 2022'de Japonya'da YZ girişimlerine yapılan toplam yatırım 1,2 milyar doları buldu. Bunlardan biri olan 'Preferred Networks', otonom sürüş ve lojistik için yazılım geliştiriyor. Bir diğer girişim 'LeapMind', fabrikalarda kalite kontrol için YZ kamera sistemleri sunuyor. Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'nın yayımladığı rapora göre, YZ sektörünün 2030 yılına kadar Japonya ekonomisine 50 trilyon yen (yaklaşık 350 milyar dolar) katkı sağlaması öngörülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya'nın bu hamlesi, benzer demografik sorunlar yaşayan diğer gelişmiş ülkeler için de bir model oluşturuyor. Güney Kore, İtalya ve Almanya gibi ülkeler, kendi yaşlanma krizleriyle başa çıkmak için Japonya'nın YZ stratejisini yakından takip ediyor. Ayrıca, Japonya'nın bu alandaki başarısı, küresel teknoloji rekabetini de etkileyebilir. ABD ve Çin'in ardından yapay zeka yatırımlarında üçüncü sırada yer alan Japonya, özellikle robotik ve otomasyon alanındaki uzmanlığıyla öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, Japonya'nın işgücü piyasasında dirençli bir dönüşüm için yalnızca teknolojiye değil, aynı zamanda iş modellerinde ve eğitim sisteminde de radikal değişikliklere ihtiyacı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın yapay zeka stratejisi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de 65 yaş üstü nüfus oranı 2023'te yüzde 10,2'ye ulaşmış olsa da, orta vadede daha hızlı bir yaşlanma bekleniyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin de benzer bir dönüşüm için Japonya'nın yatırım modellerini ve kamu-özel sektör işbirliğini incelemesi faydalı olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma ve sağlık sektörlerinde YZ kullanımı, işgücü verimliliğini artırabilir. Ancak Türkiye'nin mevcut teknolojik altyapısı ve nitelikli işgücü açığı göz önüne alındığında, Japonya'nın hızlı dönüşüm modelini birebir uygulaması mümkün görünmüyor. Yine de, pilot projeler ve üniversite-sanayi işbirliği ile YZ ekosistemini geliştirmek Türkiye'nin uzun vadeli rekabetçiliği için kritik önem taşıyor.