Japonya’nın iktidardaki Liberal Demokrat Partisi (LDP), şirket yönetimlerine yönelik hissedar tekliflerinin kısıtlanmasını öngören bir düzenleme hazırlığına başladı. Parti bünyesinde oluşturulan bir uzman heyeti, mevcut düzenlemelerin “aşırı” aktivist önerileri teşvik ettiğini savunarak, pay sahiplerinin genel kurullarda sunduğu kararlara daha sıkı sınırlamalar getirilmesini talep etti. LDP’nin önerisi, özellikle kısa vadeli kar odaklı hedge fonların şirketleri sıkıştırdığı gerekçesine dayanıyor.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
LDP heyeti tarafından hazırlanan taslak metne göre, hissedarların genel kurula sunabileceği tekliflerin sayısı ve kapsamı daraltılacak. Şu an yürürlükte olan sistemde bir hissedar, altı aydan uzun süreli pay sahipliği koşulunu sağladığında sınırsız sayıda öneri sunabiliyor. Öneri, bu hakkın sınırlandırılmasını ve tekliflerin şirketin uzun vadeli stratejisiyle uyumlu olması şartını getiriyor. Heyet ayrıca, aktivist yatırımcıların sıkça kullandığı “kâr payı dağıtımı” ve “yönetim kurulu üyesi adayı gösterimi” gibi tekliflere karşı da önlem alınmasını istiyor.
Tokyo merkezli finans danışmanlığı Asymmetric Advisors’ın analisti Amir Anvarzadeh, “Bu düzenleme sembolik olmaktan öteye geçerse, Japonya’da kurumsal yönetim reformları tersine dönebilir” yorumunu yaptı. Anvarzadeh, Japon şirketlerinin son yıllarda aktivist yatırımcılar sayesinde bilançolarını düzelttiğine dikkat çekiyor.
Ekonomik ve küresel boyut
Japonya, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olarak kurumsal yönetim reformlarıyla özellikle 2010’lardan itibaren yabancı sermayeyi çekmeyi başarmıştı. Ülkede faaliyet gösteren yabancı hedge fonları, Tokyo Borsası’nın düşük kârlılık oranlarına sahip şirketleri hedef alarak hem getiri sağlıyor hem de şirketlerin verimliliğini artırmasına katkıda bulunuyordu. Ancak LDP’nin bu yeni hamlesi, aktivist yatırımcıların Japonya’daki operasyonlarını olumsuz etkileyebilir.
Dünyanın dört bir yanından portföy yöneticileri, Japonya’nın bu adımının gelişmekte olan ülkelere de sinyal vereceğini düşünüyor. Özellikle Asya’da kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi için baskı yapan fonlar, LDP’nin tutumunu endişeyle izliyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Japonya direktörü Hiroshi Suzuki, “Bu tasarı yasalaşırsa, Japon şirketlerinin hesap verebilirliği azalır ve yabancı yatırımcı güveni sarsılır” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya’nın kurumsal yönetimde attığı bu adım, Türkiye gibi yabancı sermaye çekmek isteyen ülkeler için önemli bir referans oluşturuyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim olsa da, henüz aktivist yatırımcı kültürü gelişmiş değil. LDP’nin kısıtlamaları, Türk şirketlerinin yönetim kurullarında daha bağımsız bir yapıya kavuşmasını engelleyebilecek bir düzenleme olarak görülebilir. Öte yandan, kısa vadeli kâr odaklı fonların Türkiye’deki şirketler üzerindeki baskısı, özellikle halka açık şirketlerde hissedar hakları tartışmasını canlı tutuyor. Bu gelişme, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kurumsal yönetim ilkelerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.