Japonya'nın merkezindeki Ishikawa vilayetinde meydana gelen depremin tetiklediği patlamayla yıkılan bir alışveriş merkezinde arama kurtarma çalışmaları sona erdi. Yetkililer, enkaz altında kalan son kişinin de çıkarıldığını ve ölü sayısının arttığını açıkladı. Deprem ve artçı sarsıntılar, bölgede geniş çaplı hasara yol açmış, yangınlar ve patlamalar felaketin boyutunu büyütmüştü.
Gelişmenin arka planı
7,6 büyüklüğündeki deprem, 1 Ocak günü Noto Yarımadası'nda meydana gelmiş, kısa süre sonra bölgedeki bir alışveriş merkezinde büyük bir patlama yaşanmıştı. Patlamanın, depremin yol açtığı gaz sızıntısından kaynaklandığı tahmin ediliyor. AVM'nin büyük bölümü çökerken, yangınlar saatlerce söndürülememişti. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi ve arama kurtarma köpeği sevk edilmişti.
Deprem, özellikle Wajima ve Suzu şehirlerinde binaları yerle bir etmiş, karayollarını çatlatmış, heyelanlara neden olmuştu. Japon hükümeti, bölgede geniş çaplı bir müdahale başlatmış, ordudan da yardım talep etmişti. Arama kurtarma ekipleri, soğuk hava ve enkaz altında kalanların sayısının fazla olması nedeniyle zorlu bir operasyon yürütmüştü. Depremin etkilediği bölgede toplam ölü sayısının 200'ü aştığı belirtiliyor.
Japonya Başbakanı Fumio Kishida, felaketin ardından yaptığı açıklamada, "Saatlerle yarışıyoruz. Enkaz altında kalan herkesi kurtarmak için elimizden geleni yapıyoruz" demişti. Yetkililer, bölgede içme suyu ve elektrik sıkıntısı yaşandığını, binlerce kişinin geçici barınma merkezlerine yerleştirildiğini açıklamıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alması nedeniyle sık sık depremlerle karşılaşıyor. Ancak Noto Yarımadası'ndaki bu deprem, ülkenin batı kıyısında on yıllardır yaşanan en büyük sarsıntılardan biri olarak kayıtlara geçti. Deprem, Japonya'nın nükleer santral güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Bölgedeki Şika nükleer santralinde küçük bir anormallik tespit edildiği, ancak radyasyon sızıntısı olmadığı bildirildi.
Felaket, ülkenin afet hazırlık ve müdahale kapasitesini de test ediyor. Japonya, geçmişteki depremlerden edindiği deneyimle sıkı bina yönetmelikleri ve erken uyarı sistemleri geliştirmişti. Buna rağmen, bu depremde eski yapıların çoğu ayakta kalamadı. Uzmanlar, kırsal bölgelerdeki yaşlanan binaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Depremin bölgesel ekonomik etkileri de sürüyor; bölgedeki balıkçılık ve turizm sektörü olumsuz etkilendi. Ayrıca, depremin yol açtığı tsunami tehdidi nedeniyle kıyı şeritlerinde tahliyeler yaşanmış, ancak büyük bir tsunami dalgası oluşmamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki deprem, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. İki ülke de afet yönetimi konusunda iş birliğini güçlendirebilir. Türkiye, 6 Şubat depremlerinin ardından arama kurtarma ve enkaz altında kalanları kurtarma konusunda deneyim kazandı; bu deneyim Japonya ile paylaşılabilir. Ayrıca, Japonya'nın depreme dayanıklı bina teknolojileri Türkiye için önemli bir örnek teşkil ediyor. İki ülke arasındaki insani yardım ve afet diplomasisi, ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bölgesel olarak, Japonya'nın bu felaketi, Asya-Pasifik'teki tedarik zinciri aksamalarına neden olabilir; bu durum küresel ekonomiyi dolaylı olarak etkileyebilir.