Japonya’nın Kumamoto eyaletinde geçen hafta meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremin ardından Aeon alışveriş merkezinde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden iki kadın, işverenlerinin talimatıyla mağazaya geri döndü. Şirket, kadınlara satış gelirlerini kasaya koymaları için içeri girmelerinin söylendiğini açıkladı.
Olayın Arka Planı
16 Nisan’da Kumamoto’yu vuran deprem, bölgede büyük yıkıma neden oldu. Depremin ardından Aeon alışveriş merkezinde meydana gelen patlamada, mağazada çalışan iki kadın hayatını kaybetti. Kadınların çalıştığı şirket Habita, yaptığı açıklamada, iki çalışanın mağaza müdürü tarafından, deprem sonrası güvenlik nedeniyle tahliye edilen binaya geri dönmeleri ve o günün satış gelirlerini kasaya koymaları talimatını aldığını doğruladı.
Habita’nın açıklamasına göre, iki kadın deprem sırasında mağazadaydı. Depremin ardından bina boşaltıldı, ancak müdürleri onlara kasayı güvene almaları için geri dönmelerini istedi. Kadınlar binaya geri döndükten kısa bir süre sonra meydana gelen gaz sıkışması kaynaklı patlamada hayatlarını kaybetti.
Japon polisi, olayla ilgili soruşturma başlatırken, şirketin bu talimatı hem etik hem de güvenlik açısından tartışmalara yol açtı. Deprem bölgesinde artçı sarsıntıların devam ettiği sırada çalışanların hayatını riske atan bu tür talimatların verilmesi, iş güvenliği standartlarına aykırı bulundu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu olay, Japonya’nın deprem sonrası acil durum yönetimi ve özel sektörün kriz anındaki tutumlarını uluslararası gündeme taşıdı. Depremlerin sık yaşandığı bir ülke olan Japonya’da, şirketlerin afet anında çalışan güvenliğini önceliklendirmesi beklenirken, bu tür talimatların kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.
Uzmanlar, işverenlerin doğal afetler sırasında çalışanlarına verdiği talimatların yasal sorumluluklarını da artırdığını belirtiyor. Japonya’da iş sağlığı ve güvenliği yasaları, işverenlerin çalışanlarının güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu hükme bağlıyor. Bu olay, şirketlerin afet sırasında çalışan güvenliğine yönelik sorumluluklarının uluslararası düzeyde tartışılmasına neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu trajik olay, Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkeler için önemli dersler içeriyor. Türkiye’de de depremler sık yaşanıyor ve afet anında çalışanların güvenliği konusunda benzer riskler bulunuyor. İşverenlerin afet sırasında çalışanlarından güvenli olmayan ortamlara dönmelerini talep etmeleri, yasal ve etik sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Türk iş hukuku, işverenlerin çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü altında. Bu vaka, Türkiye’deki şirketlerin acil durum planlarını gözden geçirmeleri ve deprem anında çalışan güvenliğini önceliklendirmeleri gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, bu tür olayların yaşanmaması için denetimlerin artırılması ve farkındalığın yükseltilmesi önem taşıyor.