Sri Lanka parlamentosu, Yüksek Mahkeme yargıçlarının emeklilik yaşını 65'ten 67'ye, Temyiz Mahkemesi yargıçlarınınkini ise 63'ten 65'e yükselten tartışmalı bir anayasa değişikliğini kabul etti. Muhalefetin sert eleştirilerine rağmen onaylanan düzenleme, yargı bağımsızlığı ve yaşlı yargıçların görev sürelerinin uzatılması konusunda ülkede yeni bir tartışma başlattı.
Anayasa Değişikliğinin Arka Planı
Sri Lanka hükümeti tarafından sunulan ve parlamento genel kurulunda kabul edilen anayasa değişikliği, yargı sisteminde köklü bir düzenlemeyi beraberinde getiriyor. Yeni düzenlemeye göre, ülkenin en üst yargı organı olan Yüksek Mahkeme'de görev yapan yargıçlar artık 67 yaşına kadar görevlerine devam edebilecek. Daha önce bu sınır 65 idi. Benzer şekilde, Temyiz Mahkemesi yargıçları için belirlenen 63 yaş emeklilik sınırı da 65'e çıkarıldı.
Hükümet yetkilileri, değişikliğin yargıçların deneyimlerinden daha uzun süre yararlanmayı amaçladığını savunuyor. Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yargısal süreçlerin kalitesinin artırılması ve tecrübeli yargıçların bilgilerinin kaybedilmemesinin hedeflendiği belirtildi. Ancak muhalefet partileri ve bazı hukukçu örgütleri, düzenlemenin yargı bağımsızlığını zedeleyebileceği ve siyasi müdahale riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Muhalefet sözcüleri, Başkan'ın yakın çevresindeki belirli yargıçların görev sürelerini uzatmak için bu değişikliğin aceleyle gündeme getirildiğini öne sürüyor. Özellikle, emeklilik yaşı sınırına yaklaşan bazı üst düzey yargıçların görevlerine devam etmesinin sağlanmasının, devam eden önemli davalarda hükümet lehine sonuçlar doğurabileceği iddia ediliyor. Hükümet bu iddiaları reddederek, düzenlemenin tamamen kurumsal ihtiyaçlardan kaynaklandığını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Asya'da yargı bağımsızlığı ve yargıç atamaları uzun süredir tartışmalı bir konu. Sri Lanka'da 2018 yılında yaşanan anayasal kriz sırasında yargı ile yürütme arasındaki gerilim derinleşmişti. Bu son değişiklik, ülkenin hukuk devleti standartları ve demokratik kurumlarının gücü konusunda uluslararası alanda soru işaretleri yaratabilir.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk kuruluşları, yargıçların görev sürelerine ilişkin düzenlemelerin keyfi müdahalelerden arındırılmış olması gerektiğini sık sık vurguluyor. Sri Lanka'nın bu adımı, bölgede benzer şekilde yargı üzerinde kontrolün artırılmasına yönelik eğilimlerle paralellik gösteriyor. Son yıllarda Bangladeş, Pakistan ve Nepal gibi ülkelerde de yargı atamaları ve emeklilik yaşları siyasi tartışmaların merkezinde yer aldı.
Öte yandan, Sri Lanka ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyor. 2022'deki ekonomik kriz ve ardından gelen iflas süreci, ülkenin uluslararası finans kuruluşlarıyla yürüttüğü kurtarma programını gündeme getirmişti. Bu tür anayasal değişiklikler, yatırımcı güvenini ve uluslararası itibarı doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Yargı bağımsızlığına yönelik algı, doğrudan yabancı yatırım ve uluslararası işbirliği açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti tartışmalarına ilişkin önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda yargı reformları ve insan hakları alanında uluslararası platformlarda eleştirilerle karşılaşıyor. Sri Lanka'daki bu tür düzenlemeler, otoriter eğilimlerin yargı üzerinden nasıl şekillendiğine dair karşılaştırmalı bir perspektif sunuyor. Ayrıca, Güney Asya'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel ekonomik ve diplomatik açılımlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki ticari ve stratejik ortaklıkları göz önüne alındığında, Sri Lanka'daki hukuki ve siyasi gelişmelerin istikrar açısından izlenmesi faydalı olacaktır.