Çin, Tayvan Boğazı ve çevresindeki sularda devriye faaliyetlerini yeni alanlara taşıyarak varlığını düzenli hale getiriyor ve askeri keşif yapabilecek araştırma gemileri konuşlandırıyor. Uzmanlara göre bu adımlar, Pekin'in denizde yeni bir zorlama stratejisi izlediğini gösteriyor. Tayvan ve bölge ülkeleri, bu gelişmeleri yakından takip ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Çin'in deniz kuvvetleri ve deniz milisi, son aylarda Tayvan'a ait Kinmen ve Matsu adaları çevresinde daha önce görülmeyen sıklıkta devriye gezmeye başladı. Bu devriyeler, balıkçı tekneleri ve kıyı güvenlik gemileriyle destekleniyor. Ayrıca, Çin'in araştırma gemileri, Tayvan'ın doğu kıyılarına yakın sularda sismik araştırma ve oşinografik ölçümler yapıyor. Bu gemilerin, deniz tabanı haritalaması ve su altı dinleme cihazları yerleştirme kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Tayvan savunma yetkilileri, bu gemilerin askeri keşif amacı taşıdığını ve Tayvan'ın savunma altyapısı hakkında istihbarat topladığını öne sürüyor.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (PLAN), son yıllarda uçak gemisi gruplarını ve denizaltılarını Tayvan'ın doğusundaki Pasifik sularına göndererek mavi sularda varlık göstermeye başladı. Bu hamleler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını dengelemeyi amaçlıyor. Çin ayrıca, Tayvan Boğazı'nda "ortak hazırlık" tatbikatları düzenleyerek amfibi harekât kabiliyetini sergiliyor. Tayvan, bu tatbikatları provokasyon olarak nitelendiriyor ve ABD'den silah desteği talebini yineliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in denizdeki zorlama stratejisi, yalnızca Tayvan ile sınırlı değil. Güney Çin Denizi'nde de benzer taktikler uygulanıyor: Filipinler'e ait balıkçı teknelerine müdahale, Vietnam'ın petrol arama platformlarına müdahale ve Endonezya'nın Natuna Adaları açıklarında devriye artışı. Bu eylemler, bölge ülkeleriyle gerilimi tırmandırırken, ABD, Japonya ve Avustralya gibi aktörlerin ortak tatbikatlarını da beraberinde getiriyor. Çin, bu faaliyetleri "egemenlik haklarının korunması" olarak savunuyor ve dış müdahaleyi reddediyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, Çin'in 2016'daki Lahey Tahkim Mahkemesi kararını yok saydığını hatırlatıyor.
ABD, Tayvan'a olan taahhütlerini yineliyor ve Tayvan Boğazı'ndan savaş gemileri geçiriyor. 2023'te ABD ve Çin arasında yaşanan balon krizi sonrası ilişkilerdeki gerginlik, denizdeki karşı karşıya gelme riskini artırıyor. Çin'in araştırma gemileri, aynı zamanda küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini tehdit edebilecek istihbarat toplama faaliyetleri olarak görülüyor. Japonya ve Güney Kore, bu gemilerin kendi münhasır ekonomik bölgelerine girmesinden endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in denizdeki zorlama stratejisi, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da, küresel deniz ticaret yollarının güvenliği ve uluslararası hukuk düzeni açısından önem taşıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de benzer hak iddialarıyla karşı karşıya. Çin'in uluslararası hukuku hiçe sayan eylemleri, Türkiye'nin kendi deniz yetki alanlarını savunma politikalarını dolaylı olarak etkiliyor. Ayrıca, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler ve Kuşak-Yol projesi, deniz güvenliği konusunda dengeli bir diplomasi izlemeyi gerektiriyor. NATO müttefiki olarak Türkiye, ABD ile Çin arasındaki gerilimde denge gözetmeli.