BBVA SA'nın analizine göre, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) piyasa beklentileri doğrultusunda faiz oranlarını daha da artırması durumunda, taşıma işlemleri (carry trade) için Japon yeni yerine Çin yuanı alternatif bir fonlama para birimi olarak öne çıkabilir. Bu değişim, küresel sermaye akımlarını ve döviz piyasalarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Taşıma İşlemlerinde Yeni Dönem
Taşıma işlemi, yatırımcıların düşük faizli bir para biriminden borçlanarak elde ettikleri fonları daha yüksek getirili varlıklara yatırması anlamına gelir. Uzun yıllar boyunca Japon yeni, neredeyse sıfır olan faiz oranları sayesinde bu strateji için en popüler fonlama para birimi olmuştur. Ancak BOJ'un negatif faiz politikasını terk edip faiz artırımlarına gitmesi, yenin cazibesini azaltabilir.
BBVA analistleri, Çin'in para birimi yuanın (renminbi) halihazırda düşük faiz oranlarına sahip olduğunu ve Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) para politikasında gevşeme eğiliminde olduğunu belirtiyor. Bu durum, yuanı taşıma işlemleri için uygun bir fonlama aracı haline getiriyor. Ayrıca, Çin'in sermaye hesabını kademeli olarak açması ve yuanın uluslararasılaşma çabaları da bu süreci destekliyor.
Japonya Merkez Bankası'nın 2024 yılında negatif faizden çıkması ve ardından politika faizini kademeli olarak yükseltmesi, yen carry trade'lerinin karlılığını düşürdü. Piyasalar, BOJ'un önümüzdeki dönemde faiz artırımlarına devam edeceğini fiyatlıyor. Bu durumda, yen borçlanma maliyeti artacak ve yatırımcılar alternatif arayışına girecek.
Küresel Piyasalara Olası Etkiler
Taşıma işlemlerinin fonlama para birimindeki değişim, küresel finansal istikrar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Japon yeni uzun süredir düşük volatiliteye sahip bir para birimi olarak görülüyordu; ancak BOJ'un politikalarındaki değişim, yenin değer kazanmasına ve carry trade'lerin karlılığının azalmasına yol açtı. Yuanın benzer bir rol üstlenmesi, Çin'in sermaye hareketleri üzerindeki kontrolleri nedeniyle bazı zorluklar barındırıyor.
Çin, sermaye hesabını tam olarak serbestleştirmemiş olsa da, son yıllarda yabancı yatırımcıların Çin tahvillerine ve hisse senetlerine erişimini kolaylaştıran adımlar attı. Ayrıca, offshore yuan piyasası (CNH) da büyümekte. Bu gelişmeler, yuanın fonlama para birimi olarak kullanımını artırabilir. Ancak, jeopolitik gerilimler ve Çin'in ekonomik yavaşlaması, yatırımcıların iştahını sınırlayabilir.
BBVA raporuna göre, eğer BOJ faiz artırımlarına devam ederse, yen carry trade'lerinin hacmi azalabilir ve bu durum özellikle gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarını etkileyebilir. Yuanın bu boşluğu doldurması halinde, küresel finansal sistemde yeni bir denge oluşabilir. Ancak, yuanın tam anlamıyla bir rezerv para birimi olma yolunda kat etmesi gereken mesafe olduğu da unutulmamalı.
Uzmanlar, yatırımcıların yuanı fonlama aracı olarak kullanırken Çin'in para politikası ve döviz kuru rejimindeki belirsizlikleri göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor. Çin Merkez Bankası, yuanın değerini yönetilen dalgalı kur sistemi çerçevesinde belirliyor ve sermaye akımlarını sıkı şekilde kontrol ediyor. Bu da yuanın serbestçe alınıp satılmasını kısıtlayabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek dış borcu ve cari açığı nedeniyle küresel sermaye akımlarına duyarlı bir ekonomi. Taşıma işlemlerinin fonlama para birimindeki kayma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını etkileyebilir. Yuanın fonlama aracı olarak yükselişi, Japon yeni üzerinden yapılan carry trade'lerin azalmasına yol açarsa, bu durum TL dahil riskli varlıklarda oynaklığı artırabilir. Öte yandan, Çin ile artan ticari ve finansal bağlar, Türkiye'nin yuan cinsinden işlem yapma potansiyelini gündeme getirebilir. Ancak kısa vadede, BOJ'un faiz politikası ve yuanın uluslararasılaşma hızı, Türkiye'nin finansal istikrarı için dolaylı da olsa önem taşıyor.