Japonya'da 10 yıllık devlet tahvili (JGB) getirileri, piyasaların bu hafta yapılacak 30 yıllık tahvil ihalesine ve Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) iki günlük para politikası toplantısına odaklanmasıyla birlikte yükselişe geçti. Yatırımcılar, BOJ'un sıkılaşma döngüsünde yeni bir adım atıp atmayacağını ve uzun vadeli faiz oranlarının seyrini belirleyecek sinyalleri değerlendiriyor. 10 yıllık JGB getirisi, Pazartesi günü sabah saatlerinde 1,5 baz puan artışla yüzde 0,945'e çıktı. 30 yıllık tahvil getirisi ise 2 baz puan yükselerek yüzde 1,925 seviyesine ulaştı. Hareketlilik, Haziran ayında beklenenden düşük gelen ücret verilerinin ardından BOJ'un bu hafta faiz artırımına gitme olasılığının azalmasına rağmen yaşanıyor.
Gelişmenin arka planı: 30 yıllık ihale ve BOJ beklentileri
Piyasalar, bugün gerçekleştirilecek 600 milyar yenlik (yaklaşık 4,1 milyar dolar) 30 yıllık JGB ihalesine odaklanmış durumda. İhaleye katılımın yüksek olması ve talebin güçlü kalması bekleniyor; ancak geçen haftaki 20 yıllık tahvil ihalesinde talebin zayıf kalması, uzun vadeli tahvillere yönelik iştahın azalabileceği endişelerini doğurdu. Bu durum, getiriler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor.
BOJ'un Çarşamba günü sona erecek olan iki günlük para politikası toplantısında faiz oranlarını değiştirmemesi bekleniyor. Ancak yatırımcılar, Banka'nın tahvil alım programında bir değişiklik yapıp yapmayacağını ve gelecekteki faiz artırımlarına ilişkin ipuçları arayacak. BOJ Başkanı Kazuo Ueda, geçen hafta yaptığı açıklamada, enflasyon ve ücret artışı beklentilerinin karşılanması durumunda faiz artırımına gidilebileceğini belirtmişti. Ancak Mayıs ayı reel ücret verilerinin beklenenden düşük gelmesi, bu olasılığı zayıflattı.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya piyasaları ve Japon tahvillerinin etkisi
Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olarak küresel tahvil piyasalarında önemli bir role sahip. JGB getirilerindeki hareketlilik, Asya'daki diğer tahvil piyasalarını da etkiliyor. Özellikle, Japon yatırımcıların yurt dışı tahvil alımları, JGB getirileri ile küresel faiz oranları arasındaki makas nedeniyle yakından takip ediliyor. Bugün Asya seansında, Güney Kore ve Avustralya tahvil getirilerinde de sınırlı yükselişler görüldü.
Küresel ölçekte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizlik devam ediyor. Japonya'nın faiz artırım döngüsü, Fed'in tersi yönde hareket ettiği için, JGB getirilerinin ABD Hazine tahvillerine kıyasla daha hızlı yükselmesi, yen carry trade işlemlerini etkileyebilir. Bu durum, gelişmekte olan piyasalardan Japonya'ya sermaye akışını teşvik edebilir ve küresel risk iştahını baskılayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın para politikası sıkılaşması, gelişmekte olan ülkeler için sermaye akışları açısından belirleyici olabilir. BOJ'un faiz artırımına gitmesi halinde, Japon yatırımcıların yurt dışı tahvil alımları azalabilir ve bu durum Türkiye gibi yüksek getirili piyasalardan çıkışlara yol açabilir. Ancak mevcut veriler faiz artırımını geciktiriyor; bu da Türkiye'nin dış finansman koşullarını kısa vadede olumlu etkileyebilir. Türkiye'nin Japonya ile ikili ticaret hacmi sınırlı olsa da, küresel risk iştahı üzerinden dolaylı etkiler izlenmeli. Özellikle yen carry trade pozisyonlarının çözülmesi, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinde olduğu gibi Türk lirasında da dalgalanmaya neden olabilir.