Japon hisse senetleri, yenin dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesi ve Wall Street'te birçok ABD teknoloji devinin toparlanmasıyla salı günü yükselişe hazırlanıyor. Asya seansı öncesinde vadeli işlemler, Nikkei 225 endeksinin güne artıda başlayacağına işaret ederken, yatırımcılar Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) para politikasına ilişkin sinyallerini ve küresel faiz oranlarındaki gelişmeleri yakından izliyor. Yenin zayıflaması, Japon ihracatçılarının rekabet gücünü artırarak hisselerine pozitif yansıyor.
Yen'de Tarihi Düşüş ve Japonya Ekonomisine Etkileri
Japon yeni, dolar karşısında sabah saatlerinde 160 seviyesini test ederek Nisan 1990'dan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Bu düşüşte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine beklenenden daha geç başlayacağına yönelik beklentiler ile Japonya ile ABD arasındaki geniş faiz farkı etkili oldu. BoJ, geçen ay 17 yıl sonra ilk kez faiz artırımına gitmesine rağmen, politika faizini %0-0,1 aralığında tutarak oldukça düşük bir seviyede bıraktı. Bu durum, carry trade işlemlerini cazip kılarak yen üzerinde baskı yaratıyor. Japon hükümeti, aşırı kur hareketlerine karşı müdahale sinyali verse de, şu ana kadar somut bir adım atılmadı. Ekonomistler, yenin zayıflamasının ithalat fiyatlarını artırarak tüketici enflasyonunu yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Toyota, Sony ve Nintendo gibi ihracatçı firmalar, döviz gelirlerinin yerel para birimine çevrilmesinde avantaj sağladığı için bu durumdan olumlu etkileniyor.
Küresel Piyasalara Yansımalar ve Teknoloji Hisselerindeki Toparlanma
Wall Street'te gece seansında Nvidia, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devlerinin hisselerinde yaşanan toparlanma, Asya piyasalarına da moral verdi. S&P 500 endeksi %0,3, Nasdaq 100 ise %0,5 yükseldi. Japon borsasındaki yükselişin öncülüğünü yarı iletken ve otomotiv sektörü hisselerinin yapması bekleniyor. Analistler, küresel risk iştahındaki bu kısa vadeli iyileşmeye rağmen, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının şahin duruşunun piyasaları baskılamaya devam ettiğini belirtiyor. Çin'den gelen zayıf sanayi üretimi verileri de Asya seansında dikkatle izleniyor. Bu ortamda, Tokyo Borsası'nın hafta boyunca dalgalı seyretmesi beklenirken, BoJ'un perşembe günü açıklayacağı faiz kararı ve yıl sonu tahvil alım planı piyasaların yönü açısından kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi için iki kanaldan önem taşıyor. Birincisi, yenin zayıflaması Türk ihracatçılarının Japon pazarındaki rekabet gücünü kısmen azaltabilir; ancak iki ülke arasındaki ticaret hacminin sınırlı olması nedeniyle etki sınırlı kalacaktır. İkincisi ve daha kritik olanı, yen üzerinden yapılan carry trade işlemlerinin Japonya'dan çıkışı hızlandırması durumunda, gelişmekte olan piyasalardan da benzer bir sermaye çıkışı yaşanabilir. Bu, Türkiye gibi cari açık veren ülkelerde döviz kurları üzerinde baskı yaratabilir. TCMB'nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve rezervlerini güçlendirmesi, bu tür dış şoklara karşı tampon görevi görebilir. Ayrıca, Japonya'nın Asya'daki jeopolitik dengelerdeki rolü, Türkiye'nin Asya'ya açılım stratejisi açısından izlenmeye değerdir.