İzlanda hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medyada paylaştığı ve Grönland'ı da içine alan ABD haritasını 'yıldız ve çizgiler' (stars and stripes) ile göstermesine sert tepki gösterdi. Reykjavik yönetimi, bu haritanın İzlanda'nın egemenlik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle ABD'nin İzlanda Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Olay, Trump'ın göreve başlamasından bu yana Transatlantik ilişkilerde yaşanan en ciddi diplomatik krizlerden biri olarak değerlendiriliyor.
İzlanda'nın Tepkisinin Arka Planı
İzlanda Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Trump'ın paylaşımının 'kabul edilemez' olduğu ve İzlanda'nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Bakanlık sözcüsü, 'Büyükelçiye, İzlanda'nın egemen bir devlet olduğunu ve bu tür haritaların ikili ilişkilere zarar verdiğini ilettik' dedi. İzlanda Başbakanı Katrín Jakobsdóttir de konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 'İzlanda'nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü tartışmasızdır. Bu tür provokatif eylemler ittifak ruhuyla bağdaşmaz' ifadelerini kullandı.
Trump'ın paylaştığı harita, aslında ABD'nin resmi bir haritası değil; ancak Trump'ın 'Amerika'yı yeniden büyük yapma' söylemiyle uyumlu olarak Grönland'ı da kapsayacak şekilde genişletilmiş bir görseldi. Geçtiğimiz yıllarda Trump, Grönland'ı satın almak istediğini açıklamış, Danimarka ve Grönland yönetimi bu teklifi reddetmişti. İzlanda, Grönland'a coğrafi yakınlığı ve NATO müttefikliği nedeniyle bu tür hamleleri kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak algılıyor.
İzlanda'nın ABD büyükelçisini çağırması, NATO içinde nadir görülen bir diplomatik hamle. İzlanda, 1949'dan beri NATO üyesi ve ABD ile savunma işbirliği bulunuyor. Ülke, kendi ordusu olmayan tek NATO üyesi ve güvenliği büyük ölçüde ABD'nin Keflavík'teki üssüne dayanıyor. Bu nedenle Washington ile yaşanacak bir gerilim, Reykjavik için stratejik risk taşıyor. Ancak İzlanda kamuoyu, Trump'ın son dönemdeki agresif söylemlerinden rahatsız. Son anketlere göre İzlandalıların %68'i Trump'ın Grönland hamlesini 'tehdit' olarak görüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın harita paylaşımı, sadece İzlanda ile sınırlı değil. Danimarka, Grönland ve Kanada da benzer tepkiler verdi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 'Grönland satılık değildir' diyerek tepkisini yinelemişti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Trump'ın '51. eyalet' söylemine karşı çıkmıştı. Bu olaylar, Trump'ın ikinci döneminde Transatlantik ittifakta ciddi çatlaklar oluştuğunu gösteriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, Trump'ın harita paylaşımının resmi bir belge niteliği taşımadığını, ancak siyasi bir mesaj olduğunu belirtiyor. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Beyaz Saray sözcüsü, konunun 'gereksiz bir tartışma' olduğunu savunarak, 'Başkan sadece Amerika'nın büyüklüğünü gösteren bir harita paylaştı' dedi. Ancak bu açıklama, müttefiklerin öfkesini dindirmedi.
İzlanda'nın hamlesi, diğer küçük NATO ülkeleri için de bir emsal teşkil edebilir. Uzmanlar, Trump'ın agresif dış politikasının ittifak içinde güven bunalımı yarattığını vurguluyor. İzlanda, bu çağrıyla hem egemenliğini koruduğunu gösterdi hem de diğer müttefiklere 'sessiz kalmayın' mesajı verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İzlanda'nın ABD Büyükelçisi'ni çağırması, NATO içindeki dayanışma ve egemenlik ilkeleri açısından Türkiye için önemli bir ders niteliğinde. Türkiye, son yıllarda ABD ile S-400, F-35 ve YPG konularında benzer diplomatik gerilimler yaşıyor. İzlanda gibi küçük bir ülkenin dahi egemenlik ihlali karşısında sessiz kalmaması, Türkiye'nin haklı davasında uluslararası destek bulma potansiyelini artırıyor. Ayrıca, Trump'ın genişlemeci söylemi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengelerini gözden geçirmesini gerektiriyor. Ankara, NATO içinde yaşanan bu tür krizlerde denge politikası izleyerek kendi çıkarlarını korumalı.