İtalya'nın gözde turistik bölgelerinden Como Gölü kıyısındaki Varenna köyü, yaz aylarında artan turist akınına karşı yeni bir düzenleme getirdi. Köy yönetimi, kamuya açık alanlarda sırtı çıplak dolaşmayı veya mayo ile gezmeyi yasaklayan bir karar aldı. Kurala uymayanlar 200 euroya (yaklaşık 7 bin 300 TL) kadar para cezası ödeyecek. Yetkililer, kararın hem yerel halkın şikayetlerini azaltmak hem de köyün tarihi dokusunu korumak amacı taşıdığını belirtti.
Varenna, dar sokakları, pastel renkli evleri ve göl manzarasıyla ünlü küçük bir balıkçı kasabası. Ancak son yıllarda özellikle İngiliz ve Alman turistlerin yoğun ilgisiyle karşı karşıya. Belediye Başkanı, "Turistlerin rahatlığı ile yerel yaşamın kalitesi arasında bir denge kurmamız gerekiyor. Bu yasak, saygılı bir tatil ortamı sağlamak için alındı," ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
İtalya, yaz aylarında aşırı turizmle mücadele etmek için benzer önlemleri sıklaştırıyor. Geçen yıl da Roma, Floransa ve Venedik gibi şehirlerde tarihi bölgelerde piknik yapmak, merdivenlerde oturmak veya aşırı gürültü gibi eylemlere karşı yasaklar getirilmişti. Varenna'nın aldığı karar, ülkede uygulanan en katı kıyafet yönetmeliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yasak, köyün meydanları, kilise çevreleri ve göl kıyısındaki yürüyüş yollarını kapsıyor. Sadece belirlenmiş plaj alanlarında mayo giyilmesine izin veriliyor. Polis ekipleri düzenli devriye gezecek ve ihlal tespit edildiğinde anında ceza kesecek. Yerel esnaf ise uygulamadan memnun: "Geçen yaz birçok turist sadece mayoyla kiliseye girmeye çalışıyordu. Bu hem saygısızlıktı hem de rahatsız ediciydi," diyor bir kafe işletmecisi.
Bölgesel veya küresel boyut
Avrupa genelinde aşırı turizm (overtourism) sorunu, özellikle pandemi sonrası patlama yapan seyahat talebiyle birlikte yeniden gündeme geldi. İspanya'nın Barselona kentinde turist apartmanlarına yönelik kısıtlamalar, Hollanda'nın Amsterdam'ında uyuşturucu ve alkol yasakları, Hırvatistan'ın Dubrovnik kentinde kruvaziyer gemi sayısına sınırlama getirilmesi gibi önlemler alınıyor. Varenna'nın adımı, küçük ölçekli bir yerleşimin dahi turist akışını kontrol altına alma çabası olarak dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu tür düzenlemelerin sadece yerel huzuru korumakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir turizm modeline katkı sağladığını vurguluyor. Aşırı kalabalık ve kontrolsüz davranışlar, bölgenin çekiciliğini azaltarak uzun vadede turizm gelirlerini de olumsuz etkileyebiliyor. İtalya Turizm Bakanlığı, benzer kararları desteklediklerini ancak yerel yönetimlerin inisiyatifine bıraktıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, bu gelişme turizm odaklı ekonomiler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında benzer aşırı turizm sorunları yaşıyor. Bodrum, Marmaris, Antalya gibi destinasyonlarda yerel halkın turist yoğunluğundan rahatsızlığı ve tarihi dokunun zarar görmesi sıkça gündeme geliyor. Türkiye'nin sürdürülebilir turizm politikaları geliştirmesi, bu tür yasaklayıcı önlemler yerine planlı ve kontrollü bir turizm stratejisi izlemesi açısından ders çıkarılabilir. Ayrıca, Avrupa'daki bu tür düzenlemeler, Türk turistlerin seyahat alışkanlıklarını da etkileyebilir; daha saygılı davranış kuralları benimsenmezse, Türk vatandaşları da benzer cezalarla karşılaşabilir.