İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, göreve başlamasının ardından yoğun bir şekilde eşcinsel karşıtı nefret mesajı aldığını açıkladı. Streeting, Birleşik Krallık'ta eşcinselliğin 1967'de yasallaştığını ancak orduda bu yasağın 2000 yılına kadar devam ettiğini hatırlatarak, kendisine yönelik saldırıların ülkedeki homofobinin hâlâ ne kadar yaygın olduğunu gösterdiğini söyledi.
Streeting'den açıklama
Wes Streeting, The Sunday Times'a yaptığı açıklamada, savunma bakanı olarak atanmasının ardından posta kutusunun nefret dolu mesajlarla dolduğunu belirtti. Streeting, 'Göreve başladığım ilk haftadan itibaren eşcinsel olmam nedeniyle istifamı isteyen ve ağza alınmayacak ifadeler içeren onlarca e-posta ve mektup aldım' dedi. Ancak bu durumun kendisini yıldırmadığını vurgulayan Streeting, 'Bu nefret mesajları beni yıldırmayacak. Ordumuzda herkesin eşit ve saygın bir şekilde hizmet edebildiği bir ortam yaratmak için mücadele edeceğim' ifadelerini kullandı.
Streeting'in açıklamaları, İngiltere'de eşcinsel hakları konusunda önemli bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Ülkede eşcinsellik 1967'de yasallaşmış olsa da, orduda görev yapan eşcinsellerin açıkça kimliklerini ifşa etmeleri ancak 2000 yılında kabul edilen yasa değişikliğiyle mümkün olabildi. Bu tarihe kadar orduda görev yapan eşcinseller, kimliklerini gizlemek zorunda kaldılar ve çoğu zaman askeri disiplin cezalarına maruz kaldılar.
Eşcinsel hakları ve ordu
İngiltere'de eşcinsellerin orduda açıkça görev yapabilmesi, 2000 yılında dönemin Savunma Bakanı Geoff Hoon tarafından alınan kararla mümkün oldu. Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 1999 yılında verdiği bir kararın ardından gelmişti. AİHM, İngiltere'nin ordudaki eşcinsel yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine hükmetmişti. Ancak bu karara rağmen, orduda eşcinsel karşıtı tutumların tamamen ortadan kalkması yıllar aldı. Yapılan araştırmalar, orduda görev yapan eşcinsel bireylerin hâlâ ayrımcılığa maruz kaldığını ve bunun da askeri personelin moralini olumsuz etkilediğini gösteriyor.
Uzmanlar, Streeting'in maruz kaldığı nefret mesajlarının, toplumda ve orduda eşcinsellere yönelik önyargıların hâlâ ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdiğini belirtiyor. Kampanyalar yürüten eşcinsel hakları örgütleri, bu tür olayların eşcinsel bireylerin açıkça yaşamalarını engellediğini ve psikolojik sorunlara yol açabildiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Birleşik Krallık'ın iç siyasetinde eşcinsel hakları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirse de Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmemektedir. Ancak olay, küresel çapta eşcinsel bireylerin özellikle kamu görevlerinde karşılaştıkları ayrımcılığın boyutunu gösteren bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye'de de eşcinsel bireylere yönelik ayrımcılık ve nefret söylemi yaygın bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Bu tür uluslararası vakalar, Türkiye'deki LGBTİ+ hakları mücadelesine ışık tutabilir ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayabilir. Özellikle askeri gibi muhafazakâr kurumlarda eşcinsel bireylerin karşılaştığı zorluklar, Türkiye'de de benzer dinamikler taşıdığından, yaşanan gelişme iki ülkedeki durumun karşılıklı olarak anlaşılmasına vesile olabilir.