İtalya'da aşırı sağcı gruplar, yabancıların ülkeden zorla çıkarılması anlamına gelen “remigration” (yeniden göç) kavramını merkeze alan bir gösteri düzenledi. Başkent Roma'da bir araya gelen yüzlerce kişi, göçmen karşıtı sloganlar atarken, gösteriye emekli bir generalin yeni kurduğu aşırı sağ parti de damga vurdu. Bu olay, İtalya'da göçmen karşıtlığının giderek ana akım siyasette yer bulmaya başladığının bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Aşırı sağın yeni yüzü: “Remigration” kavramı
Gösteride öne çıkan “remigration” kavramı, sadece yasadışı göçmenlerin değil, aynı zamanda Avrupa kökenli olmayan tüm göçmenlerin ve onların çocuklarının dahi ülkeden çıkarılmasını savunuyor. Bu fikir, Avrupa genelinde aşırı sağ çevrelerde popülerlik kazanıyor. İtalya'da daha önce benzer bir kavram olan “etnik değişim” (grande sostituzione) teorisiyle gündeme gelen aşırı sağ, şimdi de “remigration” ile daha radikal bir adım atmış durumda. Gösteride konuşan isimler, İtalya'nın ve Avrupa'nın beyaz kimliğini korumak gerektiğini iddia ederken, İslamofobik söylemler de sıkça kullanıldı.
Yeni aşırı sağ parti ve emekli generalin rolü
Gösteriye damga vuran bir diğer gelişme, emekli Tümgeneral Roberto Vannacci'nin yeni bir aşırı sağ parti kurması oldu. Vannacci, daha önce yayımladığı bir kitapta eşcinselliği eleştirmiş ve “normal olmayan” olarak nitelendirmişti. Kitabı büyük tartışma yaratan Vannacci, şimdi de siyasete atılarak aşırı sağ seçmeni birleştirmeyi hedefliyor. Kurduğu partinin adı henüz resmileşmemiş olsa da, Vannacci'nin özellikle ordu kökenli seçmenler arasında etkili olabileceği belirtiliyor. İtalya'da zaten iktidar ortağı olan aşırı sağcı Lig ve kardeş partisi Fratelli d'Italia'nın gölgesinde, Vannacci'nin ne kadar başarılı olacağı merak konusu.
Avrupa'da aşırı sağın yükselişi
İtalya'daki bu gelişme, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişinin bir parçası. Fransa'da Marine Le Pen'in Rassemblement National partisi, Almanya'da Alternative für Deutschland (AfD), Hollanda'da Geert Wilders'in Özgürlük Partisi benzer söylemlerle oylarını artırıyor. Özellikle 2015'teki göç dalgasından sonra Avrupa'da göçmen karşıtlığı daha da güçlenmiş durumda. Son olarak İtalya'da yapılan bir ankette, halkın yüzde 45'inin “remigration” fikrine destek verdiği ortaya çıktı. Bu durum, göçmen karşıtı politikaların oy potansiyelini gösteriyor. Uzmanlar, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde bu tür radikal söylemlerin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya'da aşırı sağın yükselmesi ve “remigration” gibi radikal kavramların gündeme gelmesi, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, Avrupa'da yaşayan yaklaşık 5 milyonluk vatandaşıyla dikkat çekiyor. Özellikle Almanya ve Hollanda'da olduğu gibi İtalya'da da Türk göçmenlere yönelik olumsuz bir hava oluşursa, bu durum Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin mülteci politikası Avrupa'da sıkça eleştirilirken, aşırı sağın güçlenmesi, Türkiye'nin AB ile vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi müzakerelerde elini zayıflatabilir. Küresel ölçekte ise bu tür göçmen karşıtı hareketler, insan hakları ihlallerine ve toplumsal kutuplaşmaya yol açabilir. Türkiye, bu gelişmeleri yakından takip etmeli ve vatandaşlarının haklarını korumak için diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.