İtalya'nın en büyük iş dünyası lobisi Confindustria, enerji şokunun derinleşmesi halinde ülkenin gelecek yılki ekonomik büyümesinin tamamen silinebileceği uyarısında bulundu. Yüksek elektrik fiyatları ve Avrupa Birliği'nin karbon maliyetlerinin sanayi rekabet gücünü zayıflattığı belirtilen açıklamada, hükümete acil önlem çağrısı yapıldı.
Enerji Fiyatları ve Karbon Maliyetleri Sanayiyi Vuruyor
Confindustria'nın raporuna göre, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki keskin artış, İtalyan imalat sanayisinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ciddi şekilde eritiyor. Avrupa Birliği'nin emisyon ticaret sistemi (ETS) kapsamında ödenen karbon vergileri de maliyetleri artıran bir diğer unsur. Özellikle enerji yoğun sektörler — çelik, kimya, cam, seramik ve kağıt — bu yükü taşımakta zorlanıyor. Lobi, hükümetin enerji faturalarında KDV ve diğer vergileri düşürmesini, ayrıca AB düzeyinde karbon maliyetlerinin hafifletilmesi için girişim başlatmasını istiyor.
İtalya, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla enerji ithalatına daha bağımlı bir ülke. Yenilenebilir enerji kapasitesi artıyor olsa da, mevcut altyapı ve şebeke kısıtlamaları nedeniyle sanayi hâlâ büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanıyor. Confindustria, mevcut politikaların devam etmesi halinde 2025 yılı için öngörülen %1 civarındaki büyümenin sıfıra inebileceğini vurguluyor. Bu durum, İtalya'nın kamu borcunun GSYH'ye oranının %140'ın üzerinde olduğu bir dönemde bütçe disiplinini de zorlayacak.
Avrupa Genelinde Bir Enerji Rekabeti Sorunu
İtalya'nın yaşadığı sorun aslında Avrupa'nın genel bir problemi. Almanya başta olmak üzere birçok AB ülkesi, 2022'deki enerji krizinin ardından sanayide kalıcı bir maliyet artışıyla karşı karşıya. AB'nin karbon nötrlük hedefleri doğrultusunda sıkılaşan çevre mevzuatı, kısa vadede üretim maliyetlerini yukarı çekiyor. Ancak Brüksel, uzun vadede yeşil dönüşümün rekabet avantajı sağlayacağını savunuyor. Öte yandan ABD'nin Enflasyon Düşürme Yasası (IRA) kapsamında sunduğu sübvansiyonlar, Avrupalı şirketleri yatırımlarını Kuzey Amerika'ya kaydırmaya teşvik ediyor. İtalya gibi ülkeler, hem enerji maliyetleriyle hem de yatırım kaçışıyla aynı anda mücadele etmek zorunda.
Confindustria'nın uyarısı, Avrupa'nın sanayi politikasında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Enerji güvenliği ile iklim hedefleri arasındaki denge, önümüzdeki dönemde AB'nin en tartışmalı konularından biri olacak. İtalya hükümeti ise kısa vadeli rahatlama için enerji vergilerinde indirim ve sanayiye doğrudan destek gibi seçenekleri masada tutuyor. Ancak bu tür önlemlerin bütçe açığını artırma riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya'nın enerji şoku, Türkiye için hem bir uyarı hem de fırsat niteliğinde. Türkiye, sanayi üretiminde enerji maliyetlerini düşürmek için yenilenebilir kapasitesini hızla artırıyor; bu, AB pazarına ihracat yapan Türk firmaları için rekabet avantajı sağlayabilir. Öte yandan Avrupa'daki durgunluk, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan AB'ye yönelik ihracat talebini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca AB'nin karbon sınır düzenlemesi (CBAM) yakında Türk ihracatçıları da kapsayacak; İtalya'nın yaşadığı karbon maliyeti sorunu, Türkiye'nin yeşil dönüşümdeki aciliyetini artırıyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanma, Türkiye'nin doğal gaz tedarik ve depolama altyapısına yatırım yapmasının stratejik önemini bir kez daha gösteriyor.