İsviçre'de pazar günü düzenlenecek referandumda, seçmenler ülkenin tarihi tarafsızlık politikasının anayasada daha bağlayıcı hale getirilmesini oylayacak. Halkın 'Tarafsızlığı Koru' girişimi olarak bilinen öneri, İsviçre'nin uluslararası çatışmalarda tarafsız kalmasını zorunlu kılmayı ve askeri ittifaklara katılmasını yasaklamayı amaçlıyor. Referandum, İsviçre'nin Rusya'ya yönelik Avrupa Birliği yaptırımlarına katılımını doğrudan etkileyebilecek nitelikte.
Tarafsızlık tartışmasının arka planı
İsviçre, 1815 Viyana Kongresi'nden bu yana uluslararası hukukta tanınan kalıcı tarafsızlık statüsüne sahip. Ancak bu statü, ülkenin BM yaptırımlarını uygulamasına veya insani müdahalelere katılmasına engel değil. Son yıllarda İsviçre, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin ardından AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katıldı ve Rus varlıklarını dondurdu. Bu adım, ülke içinde tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiği yönünde tartışmalara yol açtı.
'Tarafsızlığı Koru' girişimi, İsviçre Anayasası'na tarafsızlığın tanımını eklemeyi ve hükümetin askeri ittifaklara katılmasını, yaptırımlara katılmasını veya çatışan taraflara silah sağlamasını yasaklamayı öngörüyor. Girişim metni, tarafsızlığın 'silahlı çatışmalarda her iki tarafa da eşit mesafede durmak' anlamına geldiğini vurguluyor. Muhalifler ise bu tanımın çok katı olduğunu ve İsviçre'nin uluslararası toplumla işbirliğini zayıflatacağını savunuyor.
İsviçre hükümeti ve parlamento, girişime karşı tavsiye kararı aldı. Hükümet, mevcut tarafsızlık politikasının yeterince esnek olduğunu ve anayasal değişikliğin İsviçre'nin uluslararası yükümlülükleriyle çelişebileceğini belirtiyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, girişimin destekçilerinin azımsanmayacak bir oranda olduğunu gösteriyor. Son anketlerde 'evet' ve 'hayır' oyları arasındaki farkın hata payı içinde olduğu görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Referandum sonucu, yalnızca İsviçre için değil, Avrupa'nın güvenlik mimarisi için de önemli sonuçlar doğurabilir. İsviçre, Rusya'ya uygulanan yaptırımlara katılarak Batı ile uyumlu hareket etti. Eğer tarafsızlık anayasaya girerse, İsviçre'nin gelecekte AB yaptırımlarına katılması hukuken engellenebilir. Bu durum, AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırım rejiminde bir gedik oluşturabilir ve diğer tarafsız ülkeler üzerinde de etkili olabilir.
Öte yandan, İsviçre'nin arabuluculuk rolü de tartışma konusu. Ülke, Ukrayna savaşında barış müzakerelerine ev sahipliği yapmaya aday. Katı tarafsızlık yorumu, İsviçre'nin bu tür diplomatik girişimlerdeki etkinliğini artırabilir veya azaltabilir. Girişimciler ve iş dünyası, referandumun İsviçre'nin finans merkezi konumunu ve uluslararası ticaretini olumsuz etkileyebileceği endişesini taşıyor.
Avrupa Birliği ve NATO yetkilileri, referandumu yakından izliyor. İsviçre'nin yaptırımlara katılımı, AB'nin Rusya'ya yönelik baskısının etkinliği açısından kritik. Ayrıca İsviçre, Avrupa'nın savunma sanayii ve teknoloji tedarik zincirinde önemli bir halka. Tarafsızlık ilkesinin katılaşması, savunma işbirliklerini de sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsviçre'deki tarafsızlık referandumu, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek Batı yaptırımlarına katılmadı. İsviçre'nin yaptırımlardan çekilmesi, Türkiye'nin pozisyonunu göreceli olarak rahatlatabilir ve yaptırım rejiminde bir gevşeme yaratabilir. Ayrıca İsviçre, Türkiye için önemli bir ticaret ve finans merkezi. Tarafsızlık ilkesinin güçlenmesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri ve İsviçre'deki Türk varlıklarını etkileyebilir. Türkiye, İsviçre'nin arabuluculuk rolünü destekliyor ve benzer bir tarafsızlık modelini kendisi için de savunuyor.