İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, önümüzdeki hafta Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret ederek ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile bir araya gelecek. İsviçre hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Bern yönetimi Trump idaresiyle varılan ön tarife anlaşmasını resmi bir metne dönüştürmeyi hedefliyor. Görüşmelerin odağında, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve mevcut gümrük engellerinin azaltılması yer alıyor. Zürih merkezli kaynaklar, İsviçre'nin özellikle ilaç ve makine sektörlerinde ABD pazarına daha kolay erişim talep ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
İsviçre, ABD ile ticari ilişkilerini derinleştirmek için uzun süredir çaba gösteriyor. Trump yönetiminin 2018'de başlattığı ticaret savaşlarından etkilenen İsviçreli ihracatçılar, çelik ve alüminyum tarifeleri nedeniyle zorlanmıştı. Geçtiğimiz aylarda taraflar arasında yapılan ön görüşmelerde, tarifelerin kademeli olarak düşürülmesi ve hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi gibi konularda ilerleme kaydedildi. Parmelin'in Washington ziyareti, bu mutabakatın resmiyet kazanması için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İsviçre, ABD'nin en büyük 10 ticaret ortağı arasında yer alıyor. 2024 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 70 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. İsviçre'nin başlıca ihracat kalemleri arasında ilaç ürünleri, saatler, makineler ve kimyasallar bulunuyor. ABD ise İsviçre'ye özellikle teknoloji ürünleri ve finansal hizmetler ihraç ediyor. Taraflar, mevcut ticaret dengesinin daha adil hale getirilmesi konusunda da mutabık kalmış görünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsviçre-ABD ticaret anlaşması girişimi, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Trump yönetiminin Çin, Avrupa Birliği ve diğer ülkelere yönelik tarifeleri, uluslararası ticaret sisteminde belirsizlik yaratmış durumda. İsviçre gibi küçük ve ihracata dayalı bir ekonomi için ABD pazarındaki engellerin kaldırılması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu anlaşmanın diğer Avrupa ülkeleri için de bir model oluşturabileceğini belirtiyor. Özellikle tarifelerin düşürülmesi, İsviçre'de üretim yapan çok uluslu şirketler için rekabet avantajı sağlayacak.
Ziyaretin zamanlaması da dikkat çekiyor: ABD'de başkanlık seçimlerine yaklaşılırken, Trump yönetimi ekonomik başarı hikayelerine ihtiyaç duyuyor. İsviçre ile varılacak bir anlaşma, Beyaz Saray'ın ticaret politikasının başarılı bir örneği olarak sunulabilir. Öte yandan, İsviçre'nin AB ile ilişkileri de bu görüşmelerde dolaylı olarak gündeme gelebilir. Bern, AB ile imzalamayı planladığı yeni çerçeve anlaşması öncesinde ABD ile ticari bağlarını güçlendirerek elini kuvvetlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsviçre ve ABD arasındaki ticaret anlaşması görüşmeleri, Türkiye için önemli sinyaller taşıyor. ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları ve gümrük tarifeleri (özellikle çelik sektöründe) gibi ticari kısıtlamaları, Ankara'nın Washington ile benzer bir anlaşma zemini aramasına neden olabilir. İsviçre'nin elde ettiği tavizler, Türkiye için de emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Trump yönetiminin seçim öncesi ticari başarı arayışı, Türkiye'nin de kendi ticari taleplerini gündeme getirmesi için uygun bir fırsat penceresi yaratabilir. Bununla birlikte, iki ülke arasındaki siyasi gerilimler (Suriye, Doğu Akdeniz gibi konularda) ticari ilişkilerin normalleşmesini zorlaştırmaktadır.