İsviçre'de yapılan yeni bir araştırma, ülkenin son beş yılda buzullarının neredeyse beşte birini kaybettiğini ortaya koydu. Avrupa'nın Alp bölgesi, fosil yakıt kirliliğinin neden olduğu ısı tutucu etkilerle buzul çöküşünde benzeri görülmemiş bir hız yaşıyor. Bilim insanları, erime hızındaki bu "patlamanın" Alp ülkesinin beyaz zirvelerini dramatik biçimde yeniden şekillendirdiğini vurguluyor.
Erime Hızındaki Çarpıcı Artış
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (ETH Zürih) ve İsviçre Federal İklim Araştırmaları tarafından yürütülen çalışmaya göre, 2019-2024 yılları arasında ülkedeki buzul kütlesinin yaklaşık yüzde 20'si eridi. Bu oran, 1960-1980 arasındaki on yıllık kayıpların neredeyse iki katına denk geliyor. Araştırmacılar, son beş yılda kaybedilen buz miktarının, 20. yüzyılın tamamında kaybedilenin neredeyse yarısı olduğunu belirtiyor. Erimenin başlıca nedeni, sanayi devriminden bu yana atmosfere salınan sera gazlarının yol açtığı küresel ısınma. Alpler, dünya ortalamasının iki katı hızla ısınıyor; bölgede sıcaklık artışı 2°C'yi aşmış durumda.
Özellikle 2022 ve 2023 yazlarındaki rekor sıcaklıklar, kışın yağan karın azalması ve Sahra tozunun buzulların üzerine çökerek güneş ışığını daha fazla emmesi, erimeyi hızlandıran faktörler arasında. Uydu verileri, İsviçre'deki 1.400'den fazla buzulun neredeyse tamamının geri çekildiğini gösteriyor. Bazı küçük buzullar tamamen yok oldu.
Bölgesel ve Küresel Sonuçlar
İsviçre buzulları, yalnızca ülkenin doğal mirası değil; aynı zamanda Avrupa'nın su kulesi işlevi görüyor. Ren, Rhône, Po ve Tuna nehirlerinin beslenmesinde kritik rol oynayan buzullar, yaz aylarında eriyerek tarım, enerji üretimi ve içme suyu sağlıyor. Erimenin hızlanması, kısa vadede nehir seviyelerinde ani yükselmelere ve sellere, uzun vadede ise su kıtlığına yol açabilir. Ayrıca, Alp buzullarının erimesi deniz seviyesini doğrudan etkilemese de, dağ ekosistemlerini, turizmi ve hidroelektrik üretimini tehdit ediyor.
Bilim insanları, mevcut emisyon trendleri devam ederse, İsviçre buzullarının yüzyılın sonuna kadar yüzde 80'inden fazlasının yok olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, Paris Anlaşması'nın 1,5°C hedefinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İsviçre hükümeti, 2050'ye kadar net sıfır emisyon taahhüdünde bulunsa da, mevcut politikaların yetersiz olduğu eleştirileri var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsviçre buzullarındaki erime, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir iklim zincirinin parçası. Alpler'deki su döngüsündeki bozulma, Akdeniz havzasındaki yağış rejimlerini değiştirerek Türkiye'nin tarım ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi buzulları – özellikle Doğu Anadolu'daki Ağrı, Cilo ve Kaçkar buzulları – benzer bir erime tehdidi altında. Bu haber, Türkiye'nin iklim politikalarını gözden geçirmesi ve sınır aşan sular konusunda yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.