İsveç, güvenlik gerekçesiyle İran büyükelçiliğinde görevli bir çalışanı sınır dışı etti. Stockholm yönetimi, İran destekli grupların ülke içinde Yahudi ve İsrail çıkarlarına yönelik eylem planladığını belirtti. Karar, iki ülke arasında son yıllarda artan gerilimin yeni bir halkasını oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
İsveç hükümeti, İran'ın başkent Stockholm'deki büyükelçiliğinde çalışan bir personelin güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı edildiğini duyurdu. Yetkililer, söz konusu kişinin diplomatik dokunulmazlığı olup olmadığına ilişkin detay paylaşmadı. Karar, İsveç Güvenlik Servisi'nin (SÄPO) uzun süredir devam eden istihbarat çalışmaları sonucunda alındı. SÄPO, İran'ın Avrupa'da artan casusluk ve yıkıcı faaliyetlerine dikkat çekiyor.
İsveç medyasına konuşan güvenlik kaynakları, sınır dışı edilen kişinin İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Ancak resmi makamlar bu iddiayı doğrulamadı. İran'ın Stockholm Büyükelçiliği'nden konuya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.
İsveç, son yıllarda İran'a yönelik tutumunu sertleştirmiş durumda. 2023 yılında İsveç'te bir İranlı mültecinin öldürülmesi ve İran'a yönelik yaptırım çağrıları, ikili ilişkileri germişti. Ayrıca İsveç, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini uluslararası platformlarda sıkça dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsveç'in bu adımı, Avrupa Birliği'nin İran'a yönelik artan baskısının bir parçası olarak görülüyor. Son aylarda Almanya, Fransa ve İngiltere de İran'ın Avrupa topraklarındaki yıkıcı faaliyetlerine karşı önlemler almıştı. Avrupa Birliği, İran'ın insan hakları ihlalleri ve bölgesel istikrarsızlığa katkıda bulunan politikaları nedeniyle yaptırım listesini genişletmeyi tartışıyor.
Uzmanlar, İsveç'in kararının NATO üyeliği sonrası savunma ve istihbarat alanında daha aktif bir politika izlemesinin sonucu olduğunu belirtiyor. İsveç, 2024'te NATO'ya katıldıktan sonra Baltık bölgesinde ve Doğu Avrupa'da güvenlik işbirliğini derinleştirdi. Bu bağlamda İran'a yönelik tutumun da müttefikleriyle uyumlu hale geldiği değerlendiriliyor.
İran ise Avrupa'daki diplomatik temsilciliklerine yönelik bu tür adımları 'provokasyon' olarak nitelendiriyor ve karşı önlemler alabileceği sinyalini veriyor. Tahran, Batılı ülkelerin İran karşıtı kampanyasının bir parçası olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'in İranlı diplomatik personeli sınır dışı etmesi, Türkiye'nin bölgesel denge politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, İran ile karmaşık bir ilişki ağına sahip; ekonomik işbirliği ve enerji bağımlılığı devam ederken, Suriye ve Irak'taki farklı çıkarlar gerilim yaratabiliyor. Batı'nın İran'a yönelik baskısının artması, Türkiye'nin hem NATO müttefikleriyle hem de İran'la ilişkilerini dengelemesini zorlaştırabilir. Ayrıca İsveç'in NATO üyeliği sonrası attığı bu adım, Türkiye'nin İsveç ile yürüttüğü güvenlik diyaloğunda yeni bir boyut oluşturabilir. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlarda Batı ile aynı çizgide yer almadı; bu durum, olası bir yaptırım genişlemesinde Ankara'nın manevra alanını sınırlayabilir.